Hani bazen trafikte görmüşüzdür arabaların arkalarında yazılan yazıları.
Bir tanesine rast geldim. Büyük ve gösterişli bir şekilde yazdırmış “Miras değil alın teri” diye.
İkiside para değil mi? Miras yada alınteri olması neyi değiştirir ?
Bir uğraş vermeden elde edilen paranın değeri, alınteri ile çalışılarak, emek sarfedilerek elde edilen para gibi değerli değildir değil mi ?
Alınteri ile para kazanan kişiler o parayı çok daha iyi tasarruflu harcarlar.
Bunu genelleme yaparsak, emek,zorluk ve çile ile elde edilen, adı ne olursa olsun maddi yada manevi her şey değerlidir.
Ama burada şu ayrıntıyı iyi anlamak gerekir.
Çekilen çile, emek, alınteri, elde edilen maddi yada manevi değeri değerli kılmaz…!!!
Sadece onun kendinde zaten varolan değerini görmemizi sağlar.
Kıssalarda bahsi çok geçer
bir adam bir ALLAH (cc) dostuna
-Bana nasihat et der.
ALLAH (cc) dostu da ona bir soru sorar.
- Çölde yolunu kaybetsen ve bir bardak suya muhtaç olsan, o bir bardak su için neleri feda edersin?
Adam düşünmeden cevap verir
- Bütün malımı mülkümü…
ALLAH (cc) dostu devam eder
- Bir bardak su kadar bile değeri olmayan dünya malını gönlünden çıkar o zaman.
Bu kıssada da gördüğümüz üzere su zaten değerlidir. Ama adamın çölde yolunu kaybedip susuz kalması adamın suyun ne kadar değerli olduğunu göstermiştir.
Arkadaşlar ALLAH(cc)’ın bize bahşettiği bu beden gerçekten değerlidir. Ona gereken değeri vermek gerekir. Biz engelliler olarak bu bedenimizin değerini sağlam kişilere göre daha daha çok biliyoruz ve ona gereken önemi verme konusunda ve hayatı anlama konusunda daha çok çaba sarfeden taraf oluyoruz. Ama gerçekten kişi sağlam olunca gözünün önünde varolan bu değeri anlaması zorlaşıyor. Bu yüzden biz yukarıda arkadaşımızında yazdığı üzere
Siz hiç tekerlekli sandalyede oturup koşmayı denediniz mi?
Siz hiç gözlerinizi bağlayıp annenizi görmeyi denediniz mi?
Siz hiç kollarınızı bağlayıp birinin size yemek yedirmesini, su içirmesini beklediniz mi?
Siz hiç konuşmayıp şarkılar söylemek istediniz mi?
Siz hiç duymayıp kordon da martıların sesini dinlemek istediniz mi?
Siz zihinsel engelli yerine gerizekalı yada deli demeyi mi tercih ediyorsunuz?
Siz hiç engelli bir yakınınıza, arkadaşınıza baktınız, ilgilendiniz, ona yardımcı oldunuz mu?
Siz hiç küçük bir çocuğu tekerlekli sandalyesinden kucaklayarak alıp belediye otobüsüne bindiniz mi?
Sorularına samimi ve içtenlikle EVET YAPABİLDİM diyebiliyorum. Hemde bir engelli olarak.
Ve HAMDOLSUN diyorum RABBİME… Bana bu hayatın değerlerini hazinelerini gösterdiği için. Ve yine HAMDOLSUN diyorum RABBİME, engelimin bana bir ceza yada külfet değil, belki bir hazinenin anahtarı olduğunu akletmemi sağladığı için.
HAMDOLSUN...