Güncel İçerik

Merhabalar

Engelli haklarına dair tüm içerikten üye olmaksızın yararlanabilirsiniz.

Soru sormak veya üyelere özel forumlarlardan ve özelliklerden yararlanabilmek içinse sitemize üye olmalısınız.

Teksan İnovatif Medikal: Engelliler, Engelli Çocuklar, Hasta ve Yaşlılar için emsalsiz ürünler

Odyoloji alanında sorularınızı yanıtlayabilirim | Doç.Dr. Bahtiyar Çelikgün

Üyelik
5 Ağu 2025
Konular
2
Mesajlar
9
Reaksiyonlar
5
Merhabalar, ben Bahtiyar Çelikgün.

Odyoloji alanında, özellikle de işitme cihazı ve işitsel implant alanlarında çalışan bir akademisyenim. İşitme kaybı olan bireylerle ve aileleriyle uzun süredir aktif olarak çalışıyorum.

2013 yılında işitme merkezinde başlayan kariyerim, zamanla global bir işitme sektörü şirketinde odyoloji koordinatörlüğü, eğitim ve iş geliştirme müdürlüğü ve son olarak medikal müdürlük pozisyonları ile 2023 yılına kadar devam etti. Bu süreçte akademik çalışmaları ve iş hayatını birlikte yürüttüm. 2023 yılından beri İstanbul Medipol Üniversitesi Odyoloji Bölümü'nde "Doçent" unvanı ile çalışıyorum. Yaklaşık 7 yıldır işitme cihazları ile ilgili lisans derslerini veriyorum. 2025 yılı içerisinde bilgi ve tecrübelerimi paylaştığım bir kitabım yayınlandı. İşitme cihazları ile ilgili ulusal ve uluslar arası çalışmalar yapıyorum.

İşitme cihazları alanında, özellikle beklentileri iyi yönetilemeyen, beklentileri karşılanmayan ve işitme sorunu büyük oranda çözülemeyen kullanıcılarla ve bebek/çocuk hastaların cihazlandırılması süreçleri ile ilgilendim.

Forumda zaman zaman işitme cihazı seçimi, cihaz ayarları, memnuniyetsizlik, adaptasyon süreci, pil tüketimi, çınlama ile birlikte kullanım gibi konularda kafa karışıklıkları olduğunu görüyorum. Ek olarak işitme cihazı fitting süreçlerinin ülkemizde hak ettiği değer ve önemi görmediğini düşünüyorum. İnsan işitme sistemine teknolojik bir aleti adapte etmek göründüğü kadar kolay bir süreç değildir. Buna ek olarak, doğru bilgiyi edinmek de pek kolay değildir. Eğer uygun olursa bu başlıklarda bilgi paylaşmak ve teknik konuları daha anlaşılır şekilde açıklamak isterim.

İşitme cihazı marka/modelleri ve işitme merkezleri konusunda yorum yapmayacağım. Dikkat çekmek istediğim nokta da bu süreçler değil, fitting süreçleridir. Fitting yani cihazın kişiye adapte edilmesi sürecinin kalitesi ise markadan bağımsız bir konudur. Amacım, karar verirken nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlatmak ve yanlış bilinen noktaları düzeltmek.

Sorularınız olursa etiketleyebilirsiniz; mümkün olduğunca bilimsel ve net cevaplar vermeye gayret göstereceğim.

Keyifli ve mutlu günler diliyorum.
 
Fitting konusunda odyomestristlerin genel yaklaşımı siz yapamazsınız şeklindedir malum. Marka modelden ziyade bu konuda bilgilendirme yapmak istiyorum derken; kişilere fitting yazılımlarını öğretmeyeceğinizi düşünürsek. Nasıl yardımcı olmayı düşünüyorsunuz ? Denemeden almayın 15 gün deneyin, tekrar ayarlatın vb denilerek mi ? Bunu yapacak insanlar (işitme cihazı satanlar) zaten yapar ancak yapmadıkları ve alışmanız lazım denilerek gönderildikleri için bu sorunların yaşandığı düşünülürse buradaki çözüm öneriniz nedir anlamadım açıkcası. Sonuçta kişiler işitme cihazından verim alamadıklarında ve aldıkları yere gittiklerinde çözüm ya sesi biraz daha artırmak yada xx değerindeki frekans kayıplarından dolayı maalesef cihazdan alabileceğiniz verim bu denilerek ikna edilmek oluyor. Sorunun temel kaynağı fitting ama bunu yapan kişiler değişmediği, üzerinde uğraşmadığı sürece çözüm nasıl olabilir. Nasıl yardımcı olabilirsiniz.

Kişilerin kendi ayarını kendi yapma şansları olmadığı ve neyin ne olduğunu bilmedikleri sürecede ki herkesin kendi cihazını kendi ayarlayabileceğini de düşünmüyorum o ayrı ama hiçbir şekilde erişimi yokken söylenen şeyi baz alarak hareket ettiğinde zaten şuan yaşanan tablo dışında bir değişiklik olmayacakmı

Katılımcısı olduğunuz youtube videolarından birinde; size bir soru soruluyordu ve yanılmıyorsam bir müzisyenin yaşadığı problem aktarılıyordu. Soruyu aktaran kişiye şunu sormuştunuz. Yeni bir odyo testi yaptınız mı ? Hayır, Audiogramdan baktınız mı ? Hayır. Ama soru ne yapmam lazım; yardımcı olamadığım için çok üzülüyorum şeklindeydi. Benim gibi kendi cihazını kendi ayarlayan kişiler bile 2 ayarda farklı program ile bunu yapıyorken. İlk baktığım şeylerden biri audiogram oluyorken; Bu işin eğitimini almış kişi bu kadar basit bir şeyi yapamıyorsa, akıl edemiyorsa bu iş nasıl çözülebilir ? Yurtdışında ülkelere göre 30-45 gün demo cihazlar denenirken; bizde ince ayarı dahi satın aldıktan sonra yaparız diyen firmalar var. Örneğin facebook gruplarında bir kişi şunu yazmıştı. Anneme cihaz aldık, kendi sesini erkek sesi gibi duyuyor demesine rağmen alışmanız lazım denilerek gönderilmiş. Ben odyoloji uzmanı değilim ancak bana göre kişi kendi sesini cihazdan geri duyuyorsa o ayarda bir sorun vardır, yani ses / kazanç gereğinden fazla açılmıştır. Frekans / ince ayarlarına ve düşükde olsa cihazın arızalı olma ihtimaline girmiyorum bile. Fakat alışmanız lazım denilerek gönderilen kullanıcının burada elinden ne gelir.

Türkiye de işitme cihazı kullanıcı sayısı nedir bilmiyorum. Bunların %1 inde dahi olumlu sonuçlanma şansı olsa çok büyük bir başarı olur ancak genel bilgilendirme yazıları ile bu sonuca ulaşmak mümkün değilken bu sorun hasta bazında çözülemez diye düşünüyorum. Yine facebook gruplarında kişinin %70 üzerinde işitme kaybı olmasına rağmen size ric cihaz verelim böylelikle daha doğal duyarsınız diyen kişi nasıl bir eğitim alıyor ki o kayıpda doğal duymanın zaten mümkün olmadığını, o cihazın o hastaya uygun olmayacağını, o kayıplarda fazla bir vent açıklığının bile söz konusu olamayacağını bilmiyor mesela. Çift işitme cihazı al; demans ve alzheimer kurtul gibi reklamlara nasıl izin veriliyor ? Bunu aklım almıyor. Eğer bilimsel olarak bir bahane üretilecek ve bu kullanılacaksa; kişinin kendisine güveni artacağı için işitme cihazı al iktidarsızlıktan kurtul demek de bilimsel yaklaşım olmaz mı. Yani demek istediğim bu sorunların çözüm tarafı kullanıcı değil, satıcılar olmasına karşın her şey sadece ve sadece cihaz satmak üzerine kuruluyken bu sorunun kullanıcı bazında çözüleceğine inanıyor musunuz ? Lütfen burada yazdıklarımı sektörün yada işitme cihazı kullanıcılarının genel problemi olarak görün. Size yazılmış bir sataşma yazısı gibi değil. Ancak kendi adıma olmasa bile etrafımda gördüğüm işitme cihaz kullanıcılarının yaşadığı sorunları düşününce ve firmaların yaklaşımlarını baz alınca isyan etmemek mümkün değil gibi geliyor.

Siz ne kadar yardımcı olmak adına bir şeyler yazsanız da; Örneğin rem testi yapılması gerekir dediniz. Ancak bu işin uzmanları, Artık yeni cihazlarda bu testin bir anlamı kalmadı denildiğinde, kişinin elinden ne gelecek, mecburen ona da ikna olmayacak mı ?

Daha net olması adına başka bir örnek vermek gerekirse. Şahsen ben frekans kaydırmasını tercih etmiyorum çünkü ses ve ses kalitesi değişiyor. Ancak sizce kaç kişiye bunun farkı gösterilmiş yada farklı formüllerde sesin nasıl olduğunun kıyaslaması yapılmıştır ? Şahsen kendi adıma söylemek gerekirse kullanıcıları bilinçlendirmenin tek yolu fitting yazılımlarını öğrenmekten geçiyor. Diğer türlü yapılan işlem bana göre, gözü görmeyen birisini direksiyona oturtup yolu tarif etmek gibi. Tabi buradan söylediğim şey yanlış anlaşılmasın. Herkes kendi ayarını kendisi daha iyi yapabilir demiyorum. Çocuklar ve yaşlılar söz konusu olduğunda odyocuların işinin ne denli zor olduğunu da tahmin edebiliyorum ancak bilinçli kişiler öğrenirse, en azından belki cihazlarını daha verimli şekilde kullanabilir. Burada ki sorunlardan biri de kişilerin işitme cihazı programlamasını öğrenerek cihaz seslerini gereğinden fazla yükseltmesi ihtimali olabilir mi evet ama aynı risk başkasının ayarladığı cihazda bana göre daha fazladır. Sonuçta benim neyi ne kadar duyduğumu benden daha iyi bilen birisinin olması mümkün değildir. Demek istediğim şu, Karşıdaki kişi; neyi, nasıl ve ne kadar duyduğunu bilmeden cihaz kullanıcısının duymuyorum anlamıyorum demesine karşın sesi yükseltiyor ve alışmanız lazım deyip fazla fazla açtıysa, ben de o kişiye güvenerek bu şekilde kullandıysam yine aynı risk vardır. O yüzden bu tür şeyler bana bahane gibi geliyor.

Bu konularda siz ne düşünüyorsunuz ? Türkiye de kişilerin kendi cihazlarını kendilerinin ayarlaması mümkün olacak mı sizce yada şuanda olduğu gibi kaderlerine küsüp bu şekilde yaşanan kısır döngü devam edip gidecek mi ? Sorunun temel kaynağı size göre nedir. Verilen eğitim mi yetersiz yoksa bizim insanımızın genel yaklaşımının kısa sürede daha çok kazanç felsefesi yüzünden mi bunlar yaşanıyor.
 
Arkadaşımız hocamıza çok güzel sorular sormuş.
Ben kendi adıma mesela bir kulağım doğustan hastalık kaynaklı şağır idi daha sonra yakın bir zamanda 1 sene önce ani işitme kaybı yaşayarak var olan kulağımda 60 dsb bir kayıp var ne yapsam hangi cihazı kullansam malesef bana faydalı olmadı kafam çok karışık mesela ne yapmalıyım gittiğim her merkez cihazı 10dakika da ayarlayıp veriyor ama ben cihazdan hiç verim alamıyorum en iyisi de en pahallısı dediklerinide kullandım burada bana yapılması gereken nedir mesela ?@Dr.Ody.Bahtiyar Çelikgün,
 
@HuYSuz79, Öncelikle merhabalar, yazdıklarınızdan anladığım kadarıyla beklentilerinizi karşılayamayan işitme cihazı uygulamalarından epey muzdarip olduğunuzu varsayıyorum ve sizin yazdıklarınızdan yola çıkarak, tüm benzer duyguları taşıtan ve işitme bozukluğu yaşayan bireylere cevap vermek istiyorum. Öncelikle; Türkiye'de işitme cihazı uygulama kalitesinin istenilen noktada olmadığı konusunda haklısınız. İşitme cihazı uygulaması yapan merkezlerin sayısı son yıllarda artış gösterdi, maalesef ki rekabet uygulama kalitesini artıracağı yerde fiyatlar üzerinden yürümeye başladı. Ben 10 yıl boyunca işitme cihazı uygulayan merkezleri geliştirmeye çalıştım. Benden önce de kıymetli abim Dr. Mehmet Akşit bu konuda yıllarca epey uğraştı. Sayısız eğitim ve sunum yapıldı, ilk test-son test uygulamaları yapıldı. Ancak yine de istenilen başarıya erişilemedi. Bu konuda kendi adıma yapabileceğim en iyi şeyi yaptım ve Türkiye'de işitme cihazları konusunda akademik açıdan ilk teşkil eden bir kitap yayınladım 2025 yılında. Hem lisans öğrencileri hem de sektörde çalışan insanlar okusunlar faydalansınlar diye tüm bilgi ve tecrübelerimi paylaştım, üstelik günümüzde çok komik sayılabilecek bir paraya. İnsanlar kitapları aldılar ama ne kadar okudular emin değilim. Yetmedi, bu alanda uygulama kalitesine bir standart getirmek istedim. Bu amaçla "Standart İşitme Cihazı Uygulama Protokolü- SİCUP" geliştirdim. Adım adım, işitme merkezlerinin her bir birey için neler yapması gerektiğini anlattım. Protokoldeki ilk aşama ise, adayın etkin bir şekilde dinlenmesi ve beklentilerinin öğrenilmesiydi. Çünkü dinlemediklerini biliyorum. Ancak bunu uygulamak da en nihayetinde işitme merkezlerinin inisiyatifindeydi. Zorla uygulama yaptıramıyordunuz. Bu protokolün makalesini de kitap gibi google üzerinden rahatlıkla bulabilirsiniz içeriklerini ve yazım üslubunun açıklığını görmek açısından. Burada yapmak istediğim şey, aslında ideal süreçleri belirli bir kalitede uygulama arayan insanlara anlatmaktır. Eğer şitme cihazı kullanıcıları veya adayları, yalnızca fiyata göre tercih yapmayıp uygulamada kalite aramaya başlarsa sektörün mecburen dönüşeceğini düşünüyorum. Örneğin ilk ayarda REM'e gerek olmadığını söyleyen merkezden cihaz alınmazsa orası kapatmak veya devretmek zorunda kalacaktır. Diğer merkezler belirli bir kaliteye ulaşmak için çabalayacaklardır. Ben sahadan geldiğim için, akademiye gömülüp olandan bitenden kopuk değilim kendi adıma, o nedenle yazdıklarınızı elbette üstüme alınmadım ancak bu konulara aşina olduğumu ve yıllardır çözüm üretmeye çalıştığımı da anlatmak istedim. Eğitim alan donanımlı bireyler hizmeti uygun fiyata vermek istemeyebiliyor, diğer taraftan eğitimi yetersiz olan bireyler fiyat avantajı ile günü kurtarmaya çalışıyor. Ülke şartlarını da düşününce ortam maalesef kaotik.

Sebep kısmına biraz daha odaklandığımda, kitabımda da yazdığım gibi iğneyi kendimize batırmak lazım. Odyoloji okulları 4 yıllık eğitim veriyor ancak uygulama ağırlıklı bir bilim olmasına rağmen kontenjanlar çok yüksek. Her bir öğrencinin yeterince uygulama yapabildiğini söylemek çok zor ki İstanbul Medipol Üniversitesi uygulama ve staj konusunda yeterli olanlardan. Gerçek anlamda işitme cihazının içinden gelmiş binlerce vaka görmüş hoca sayısı da 5'i geçmez açıkçası. Ama bu konuda hiç hasta bakmamış hocaların bile youtube veya instagramda rahatça konuşabildiklerini görüyorum.

Kendi kendine fitting (self-fitting) ABD'de 3 4 yıldır başladı. Profesyonel görüşümü sorarsanız, bu durum karmaşık. Şöyle ki beyin her kayıpta olduğu gibi işitme kaybına da adapte olabiliyor ve bir süre sonra "normal" algınız değişiyor. Kendi sesini duyma mekanizması ise geniz ve kemik yolu işitme becerileri nedeniyle tamamen ayrı bir noktada. Fitting'in temel amacı hastanın müzik ekolayzır'ında olduğu gibi mutlu olacağı sesi ayarlamak değildir sadece. Konuşmayı anlama becerisinin daha kötüye gitmemesi, sistemin deprive olmaması için belirli seslerin belirli seviyelerde duyulması gerekir. Demek istediğim fitting'in altında çok faktörlü sağlam bir odyolojik hesaplama var. Yani ileriye yönelik odyolojik gereklilikler ile kullanıcının mutlu olduğu ses dengesini kurmak gerekir. "Bu böyle kullanacaksın, alışacaksın" demek anlamına gelmiyor, ancak tamamen hastayı mutlu etmek için yapılan bazı garip ayarların da hastaya uzun vadede ciddi zarar getirdiğini söylemem gerekir. Yani odyolojik gerekliliklere uygun yapılmayan bir fitting, hastanın konuşmayı anlama sorunları, gürültüde konuşmayı anlama becerisinde azalma, dinleme eforunda artış...vs gibi farklı ve çoğu zaman geri dönüşü olmayan sorunlara yol açtığını söylemek isterim. Odyolojik değerlendirmelerin kapsamlı yapılması, rahatsızlık eşiklerinin bakılması, gürlük ayarının ve kulaklar arasındaki dengenin bakılması, mesafe testinin ve gürültüde konuşma testlerinin yapılması gerekir. Burada yıllarca işitme cihazı merkezleri tarafından "sorunlu" olarak nitelendirilen aslında beklentisi anlaşılamamış veya yönetilememiş, çok soru soran kullanıcı grubunu tenzih ederim. Bu grup benim en sevdiğim gruptur, çünkü cihazlara, marka ve modellere dair en güzel bilgileri bu gruptan alırım. Çok soru soran, eleştirel bakan kullanıcılar hem sektörün hem bizlerin gelişmesi için çok önemli fırsatlardır. ayrıca iyiyi kötüyü ayırt edebildikleri için de yaptığımız değerli şeyler bu kullanıcılarda karşılık bulur. Tabi, bilgi beceri ve yetenekleriniz kısıtlıysa bu grubun soruları sizleri yorar ve yıpratır, istemezsiniz :) Uzun yıllardır takip ettiğim, her fitting sonrası bir odyoloğun hiç bir zaman yazamayacağı raporları yazan ve bana gönderen muhteşem ötesi bir kullanıcım var. Elimde olsa bırakın fitting yapmasını, diploma veririm doğrudan eline. Ama maalesef olmuyor. Amerika'da başlayan OTC (Over the Counter) işitme cihazı akımı tam sizin istediğiniz şeyi yansıtıyor. Yani kendi kendine fitting. İnternetten veya mağazalardan OTC kategorisine giren bir model alıyorsunuz (DİKKAT: OTC, ses amplifikatörü değildir) ve kendiniz ayarlıyorsunuz. Daha uygun fiyatlı üstelik. Ayrıca da erişimi kolay. KBB veya Odyolog müdahalesi de yok. Hafif-orta işitme kaybına sahipseniz ve yaşınız 18 üstü ise tamamdır, alabiliyorsunuz. Bu durum şimdilik ABD için geçerli, daha Avrupa'da ve ülkemizde yok. Ancak, 3 4 yılda bu sistemde profesyonel desteğe ihtiyaç duyulduğu ortaya çıktı ve buna hibrit klinisyen yaklaşımı adı verildi. Online odyolog desteği, kişi ne zaman isterse alabiliyor. Şahsen bilinçli bir kullanıcı benim için olduğu gibi, bu işi iyi yapmak isteyenler için de değerlidir ve bazı kullanıcıların kendi fittingini, "belirli güvenli aralıkta" yapmasına karşı değilim. Ek olarak, bu kullanıcılara 2 saatlik temel eğitim verildiğinde yanlış yapma ihtimallerini de azaltırsınız. Ancak, kullanıcıların hiç bir sorun olmasa bile yıllık kontrol ve takibini odyolog'lara yaptırmaları ise sağlık ve kullanım kalitesi açısından önemlidir. Bu da bir çeşit hibrit uygulama aslında. Elbette bu durumda hasta kendi sorumluluğunu da kısmen üstünde taşımak zorunda kalabilir.

Size kısmen katıldığım nokta "kullanıcıları bilinçlendirmenin tek yolu fitting yazılımlarını öğrenmekten geçtiği" kısmı. Bence çerçeve daha büyük. Hasta karşılama, detaylı bilgilendirme, işitme cihazı uygulamasına yönelik yapılması gereken testler, işitme cihazı uygulamasının temel noktaları, ideal işitme cihazı seçimi, REM test türleri, uygulama sonrası yapılması gereken testler, kontrol ve fitting süreçleri hastalar tarafından iyi bilinip talep edilirse ancak az bilgi ile ilerlemeye çalışan merkezler elenebilir. Bu konuda detaylı bilgi isteyenler için aşağıdaki kaynaklarımı öneririm;

1. İşitme Cihazı Uygulamaları

2. İŞİTME KAYIPLI YETİŞKİNLER İÇİN STANDART İŞİTME CİHAZI UYGULAMA PROTOKOLÜ - KBB-Forum: Elektronik Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Dergisi

Sevgiler :)

@blowteam, Merhabalar, öncelikle çok geçmiş olsun. Odyogramınızı benimle paylaşabilirseniz seve seve yardımcı olmaya çalışırım.

Mutlu günler diliyorum
 
hocam iyi günler öncelikle cevap verirseniz çok sevinirim böbrek nakli oldum 2019 da öncelikle hafif çınlamalar oluyordu ama uyuyup dinlenince kesilirdi nakilden sonra artık geçmeyen ve aşırı uğultular başladı sanki buharlı tren kafamda çalışıyormuş gibi dr a danıştım birkaç takviye denedim fayda etmedi işitme cihazı verdiler ona da alışamadım hem de sesler hiç doğal değil klavyeye basıyorum çıkır çıkır aşırı sesler geliyor bir iki kere set ettirdim ama verim alamadım bu konuda bir tavsiyeniz var mıdır? Bir gelişme var mıdır? tamamen benim sorumlulugumda bir takviye ürün var mıdır? teşekkürler.
 
@1GaripTurk, Öncelikle çok geçmiş olsun. Öncelikle tinnitus handikap envanteri denilen bir anket ile çınlamadan ne kadar rahatsız olduğunuzu belirlemek lazım. Ek olarak, çınlamanın frekansı ve şiddetini ölçmek için de bir değerlendirme yapmak lazım. Ben özellikle çınlama çalışmıyorum açıkçası, ancak Hacettepe Üniversitesi'nden emekli olan Prof.Dr. Songül Aksoy hoca bana göre bu konuda en yetkin isimlerden birisidir. Yine yakın zamanda aynı üniversitede doçent olan Eser Sendesen hoca da çınlama çalışır. İzmir'de Doç.Dr. Oğuz Yılmaz'ın alanı da çınlamadır.

Öte yandan uzmanlık alanım cihaz ve implantlar olduğundan bu konuda iyi bir ince ayar ile daha rahat edebileceğinizi düşünüyorum.

NOT: Böbrek ile ilgili sorunlar farklı şekillerde işitme sistemini etkileyebiliyor. Özellikle işitmede dalgalanmalar olabilir. Yani zaman zaman daha iyi veya daha kötü duyabilirsiniz. Du durum tuz tüketimi ile bile değişebilir. Yani, böyle bir ihtimal olabilir.

Sevgiler.
 
Üst Alt