Güncel İçerik

Merhabalar

Engelli haklarına dair tüm içerikten üye olmaksızın yararlanabilirsiniz.

Soru sormak veya üyelere özel forumlarlardan ve özelliklerden yararlanabilmek içinse sitemize üye olmalısınız.

Teksan İnovatif Medikal: Engelliler, Engelli Çocuklar, Hasta ve Yaşlılar için emsalsiz ürünler

Ruhsal hastalığınız size ızdırap gibi geliyor mu?

anonymous

Aktif Üye
Üyelik
2 Ara 2019
Konular
328
Mesajlar
1,833
Reaksiyonlar
372
14 senedir tedavi görüyorum. Son teşhisim şizoaffektif. Artık bu hastalıklar bana ızdırap gibi geliyor. Kaldıracak gücüm kalmadı. Siz nasıl hissediyorsunuz?
 
Izdırap gibi gelmiyor hatta ne zamandır maniye girmiyorum asıl eğlenceden mahrum kalıyorum diye üzülüyorum .😃
 
Ben artık takmıyorum hasta olduğumda ne zaman iyi oldum ki deyip devam ediyorum.
 
Ben eskiden hastalığı çok takardım ne zaman düzelecem diye kendimi yıpratırdım ama artık alıştım. Bir gün insan gibi yaşayacağıma olan inancımı yitirdim .
 
Valla Rus cephesinde paralı asker olarak gidebilecek kadar sorun yaşıyorum.En son afrikalı bir paralı askere bomba bağlayıp ukranya cephesine gönderdikleri bir video vardı.Patlayıcı ve clonex arasında gidip geliyorum.Telegram hesapları varmış paralı askerlik için ama telegramda açık olduğundan her gruba eklenebiliyor diyorlar.
 
Gerçekleştirmek istediğim şeyler var, mesela yurt dışına çıkmak. O yüzden hastalık ızdırap verse de bu gibi umut verici şeyler ve hayallerim beni ayakta tutuyor. :) Dünyada yapacak çok şey var. Keşfedecek çok şey var. Ben de dahil olmak üzere psikiyatrik hastalarda ufuk daralması gözlemliyorum, bu da hastalıktan kaynaklanıyor. Karamsarlık, içe kapanıklık, hayattan zevk alamama. Ama ilaçlar biraz etki göstermeye başladığında kendime geliyorum. Yaşam sevincim tekrar oluşuyor. Arkadaşlar, aslında her şey yolunda ama beynimiz bize oyun oynuyor. Size tavsiyem, evet, hastalıklar acı verici olabilir ama umudunuzu yitirmeyin, her şeye rağmen hayattan zevk alın. Nefes almak kadar güzel bir şey yok.

Ben para biriktiriyorum, dil öğreniyorum. İnsanları seviyorum mesela, onlarla konuşmak hoşuma gidiyor, yabancı kültürleri de seviyorum. Gideceğim ülkede o halkla konuşmak istiyorum. Ana dilim gibi öğrenebilecek miyim, hayır. Ama nasıl ki biz yabancı biri Türkçe konuştuğunda hoşumuza gidiyor, aynı şekilde hisseden yabancılar da var. :) Onların dilinde konuşmak ve onların arasında kısa bir müddet bulunmak eminim ki gelecek kaygımı da hafifletecek, hayata bakış açımı da değiştirecek.

Dünya hastalıktan ibaret değil. Çok güzel şeylerle dolu.

Hayattan zevk alın. :)
 
@Mara,

ben bazı dediklerinizi yaptım sanıyorum. belki bu yaz hindistana gezmeye giderim bilmiyorum. Mısır düşünmüştüm üstelik hindistana göre çok daha ucuz gelirdi ama vazgeçtim. Sadece hindistan yok tabi listemde gitmeyi düşündüğüm.

konuyu da cevaplıyım: ya adı üstünde hastalık. biraz hasta olayım da keyfim yerine gelsin dedirtecek bişey değil. isteğinizle de olan birşey değil.

Ama uyum sağlıyor insan bazı koşullar altında belki. Elhamdulillah. ben halimden memnun ve mutluyum.

dil öğrenmek ile alakalı: ya benim kendi tecrübeme göre öğrenmeye çalıştığım her dili asgari ihtiyaç giderecek kadar öğrendiğimde en az 5 yılımı aldı her biri. on yıllarımı verdim diyebilirim rahatlıkla. hayırlsı.

yurtdışı tecrübesi: ksa ya gittim (15 gün) ama tabi çok daha uzun bir tecrübe potansiyeli var gibi. bu ramazanda da yine çok kısa süre için gidip dönücem (inşallah amin). kafileyle/turla gitmiyorum ben kendi başıma gidip döndüm elhamdulillah.
 
Son düzenleme:
Mesela ben tüm bu zorluklara karşı hayallerimi gerçekleştirsem ne kadar mutlu olurdum. Sırf hayallerim gerçekleşti diye değil, o zorluklara rağmen gerçekleştirdim diye.

Aklımda ne düşünceler var. "Hiçbir zaman üniversiteyi bitiremeyeceğim, işe giremeyeceğim, evlenemeyeceğim, insanlar beni sevmiyor, şişmanım, çirkinim, başarısızım, hastayım, keşke hasta olmasaydım, hastalık yüzünden hayatım bitti, hasta olmasaydım evlenebilirdim, akademisyen olabilirdim, başarılı olurdum, istediğim yerde yaşardım..."

Kaldı ki hastalık yüzünden kimi insanlar beni eziyor. Adım kötüye çıktı. Herkes iyi ben kötüyüm. :)
7-24 neredeyse ben bu düşüncelerle uğraşıyorum.

Şimdi iyiyim çok şükür ama bu depresif düşünceler yine geri gelecek, biliyorum. Sisifos'un olayı gibi, boşa kürek çekiyormuşum gibi hissediyorum bazen. Döngüye girdi her şey. Bi iyi, bi kötü.

Yukarıda arkadaşın dediği gibi uyum sağlıyor insan.

Buradaki herkes bir şekilde mutlu olmalı. Hepimiz birer savaşçıyız. Her gün yeni bir mücadeleye girip kazanıyoruz aslında.

(Uzun uzun konuştum, üzgünüm. :D Konu güzel ve ben bu konuda doluyum.)

edit: Marşımız da bu:
 
Üst Alt