Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Numune odasındayım, telefon şarjda, arada kontrol ediyorum; aşağıdan iş geldiyse ineyim diye, sandalyeye oturdum. Umut da numune arıyormuş, o da kalabalık beni göremiyor. Birden numuneleri aralamasıyla beni görüp çığlık atması bir oldu. Sanki hortlak görmüş gibi.
İş arkadaşım Kenya'lı, hep birbirimize takılıyoruz. Gene denk geldik, gülümsedi.
-İyi misin?
Ses yok.
-İyi misin?
Ses yok, anlamıyor.
-Good.
-Haahhaaa dedi ve baş parmağını sallayıp "çak" yaptı.
Onunla anlaşmak çok eğlenceli.
İş yerinde kahve yapıyorum; karton bardak almaya gittim, bir arkadaşta kendi kahvesi için bardak çıkarmış, dışarı çıkmış. Yanlışlıkla kendi çıkardıklarım yerine onun bardağına kahveyi döktüm. Sonra çaktırmadan bardakları takas ettim.
Kan verelim kontrol etsinler diye düşündük, kolesterol yüksek çıkmış doktora bir görün dediler. Sekreter kocaman kağıt çıkardı ne yazacak acaba sorularıyla boğuşurken bölümün adını ve 182 yazıp kağıdı verdi. Kadına bu mu yani bakışı attım
Müşterinin 7500 lira yazdığım kitaba 1500 lira teklif etmesi, neymiş efendim "Takımı 4500 liraymış." Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar'ının ilk baskı 2 cilt takımını eskiciden 4500 liraya alamazsın. Ondan sonra, "Emrah abi, bize sahaflığı öğretsene!" Oğlum çelik gibi sinir lazım, o kitabın doğru düzgün şömizli takımını 25000 liradan aşağı veren yok. Böyle bir teklif gelirse benim gibi "Teşekkür ederim, mümkün değil." diyebilecek misiniz? Biz soğukkanlı olup, sakin kalmayı da Monaco savunmasından öğrendik.
Bekir'im, canım kardeşim, o kadar güldüm ki kendime zor geldim. Cuma namazına gidiyoruz. Yolda,
-Emrah abi!
-Söyle aslanım.
-Abi, Monaco savunmasını attığın gün, telefonumu gözümün dibine getirip izledim; hiç fırsat vermedi Ayrton Senna. Çok heyecanlandım, kendimden geçtim.
3 senedir seni hiç bu heyecanlı görmedim, kendinden geçtiğin belli, nasılmış?
Önce şaşırttı (numara kayıtlı değil) sonra meraklandırdı ve heyecanlandırdı (akşam saati hayırdır dedim yani) sonra da gülümsetti @EMRAHBV Bunların hepsi üç beş saniye içinde olunca insan tuhaf hissediyormuş
Kitap için gerekeni de yapmış, büyük adam sağ olasın abim, akşam akşam kocaman gülümsettin
@WinstonSmith, Canım kardeşim benim, seninle olan çok aşırı samimiyete binaen ithaf fotoğrafını Whatsap'dan atayım, dedim. Biz zaten sahaflık gereği müşterilerle bir sıkıntı olursa veya talep olursa zaten Whatsapp üstünden temas kuruyoruz. Seninki tamamen sürpriz amaçlı oldu, seni de rahatsız ettim akşam akşam kusura bakma. Ben normalde kimseye bu şekilde kolay kolay sürpriz yapmam ve numaramı vermem. Sen özelsin. Tekrar teşekkür ediyorum; kesene bereket, keyifle oku, yorumunu bekliyorum. Kısa süre sonra nasipse devamına başlayacağım.
Belirttiğim gibi okuyacağım bir eserin yazarıyla bu şekilde diyaloğa girebilmeyi ancak hayal ederdim. Binlerce eser; yüzlerce yazar, her defasında kitapta takıldığım bir noktayı "burası neden böyle veya şu kısmı yazarken ne düşündünüz" sorularını sormayı tahayyül ederdim. Sanırım zamanı geldi
Bir de her eserde az veya çok yazıldığı dönemden ve yazarın hayatından izler taşıdığını biliyoruz, bakalım sana ait kitaptan neler çıkartacağız
Kankamla buluşunca benim rahatlık. 1991 Formula 1 Britanya/Silverstone Grand Prix'inde, Ayrton Senna'nın yakıtı bitince pistte kalıyor. Nigel Mansell bilerek durarak, Senna'yı aracının Sidepop'una alıyor. Görevli arkadaş; Senna'ya bir şey olacak diye müdahale edince, Senna, "karışma" anlamında tekmeyi atıyor. Nigel Mansell da şampiyonluk rakibini büyük bir ciddiyetle pite götürüyor. Formula 1'in en ikonik ve komik anlarından birisi; Mansell aynaya bakınca Senna'yı görüyor, Senna da sanki Üsküdar minibüsüne son anda binmiş gibi. 1 yıl sonra olacakları düşününce daha komik oluyor.
1991-" Gel Ayrton, seni ben bırakayım."
1992 Monaco- "Sağ ol Nigell. Şimdi 7 tur arkada kal.