Güncel İçerik

Merhabalar

Engelli haklarına dair tüm içerikten üye olmaksızın yararlanabilirsiniz.

Soru sormak veya üyelere özel forumlarlardan ve özelliklerden yararlanabilmek içinse sitemize üye olmalısınız.

Teksan İnovatif Medikal: Engelliler, Engelli Çocuklar, Hasta ve Yaşlılar için emsalsiz ürünler

Evlilik Rehabilitasyon merkezi değildir!

spastik

Üye
Üyelik
15 Eyl 2005
Konular
52
Mesajlar
746
Reaksiyonlar
78

EVLİLİK…​

Evlilik ne bir rehabilitasyon merkezi, ne bir bakım evi ne de geleceğe dair belirsizlikleri güvence altına alan bir sigorta poliçesidir.

Buna rağmen özellikle engelli bireylerin ailelerinde zaman zaman şu düşünceyle karşılaşılır: "Bir gün ben olmazsam, evlenirse ona bakacak biri olur." İlk bakışta sevgi ve kaygının ürünü gibi görünen bu yaklaşım, aslında üç ayrı özneye aynı anda haksızlık eder: Önce kendi evladına, sonra onunla hayatını paylaşacak bireye, en sonunda da evlilik kurumunun kendisine.

Daha düşündürücü olan ise bu anlayışın çoğu zaman kötü niyetten değil, iyi niyetten beslenmesidir. Çünkü iyi niyet, yanlış bir düşünceyi doğru yapmaz; aksine, sorgulanmasını daha da zorlaştırabilir. İnsan, iyilik yaptığına inandığı bir davranışın zarar verebileceğini kabul etmekte çoğu zaman güçlük çeker.

Toplumdaki her kurum, tarihsel bir birikimin, ortak deneyimin ve belirli bir işleyiş mantığının ürünüdür. Evlilik de böyledir. Yalnızca iki insanın aynı evi paylaşması değil; ekonomik sorumlulukların, psikolojik olgunluğun, duygusal dayanıklılığın, sosyal becerilerin ve fiziksel yaşamın birlikte yönetildiği çok katmanlı bir ortaklıktır.

Bu nedenle, "Bana bir şey olursa çocuğumu evlendiririm; böylece hayatı güvence altına alınmış olur." düşüncesi, özünde "Çocuğumu bir şirketin yönetim kuruluna emanet ederim." demekten farklı değildir. Her iki yaklaşım da bireyi özne olmaktan çıkarıp, bir kurumun omuzlarına bırakılabilecek bir sorumluluk olarak görür. Oysa ne bir şirket insan hayatını üstlenebilir ne de evlilik böyle bir misyon taşır.

Evlilik, bir bakım modeli değil; karşılıklı sorumluluk, gönüllülük ve eşitlik temelinde kurulan bir yaşam ortaklığıdır. Bu ortaklığa bireyi hazırlamadan; bağımsız yaşam becerilerini kazandırmadan, ekonomik yeterliliğini desteklemeden, psikolojik olgunluğunu güçlendirmeden ve yalnızca toplumsal baskılar ya da ebeveyn kaygılarıyla evliliğe yönlendirmek, iyilik değildir.

Asıl sorumluluğumuz, çocuklarımızı bir evliliğe değil, önce hayata hazırlamaktır. Hayata hazırlanmış bir birey evlenirse sağlıklı bir ilişki kurabilir; ancak yalnızca "birisi ona baksın" düşüncesiyle kurulan evlilikler, çoğu zaman iki insanın da yükünü ağırlaştırır.

Evlilik bir kurtuluş projesi değildir. İki bağımsız bireyin, özgür iradeleriyle birbirlerinin hayatına değer katmayı seçtikleri bir yol arkadaşlığıdır. Onu, ebeveyn kaygılarının çözüm aracı hâline getirdiğimizde yalnızca evliliğin anlamını değil, bireylerin yaşam hakkını ve onurunu da zedeleme riski taşırız.
 
Üst Alt