Merhabalar

Engelli haklarına dair tüm içerikten üye olmaksızın yararlanabilirsiniz.

Soru sormak veya üyelere özel forumlarlardan ve özelliklerden yararlanabilmek içinse sitemize üye olmalısınız.

Teksan İnovatif Medikal: Engelliler, Engelli Çocuklar, Hasta ve Yaşlılar için emsalsiz ürünler

Yürüyen balık..

Üyelik
2 Şub 2011
Konular
9
Mesajlar
74
Reaksiyonlar
0
YÜRÜYEN BALIK
[AHMET ALTAN,TARAF GAZETESİ]
[16 Mayıs 2011 Pazartesi 07:56]
Bu evreni hangi akıl yarattıysa, o akıl çok güçlü bir mizah duygusuna sahip.
Tabiat, anlaşılmaz şakalarla dolu.
Geçenlerde gördüm, yürüyen balık var.
Okyanusların dibinde yaşıyor ama yüzemiyor, dipteki kumların üstünde bir yerden bir yere yürüyerek gidiyor.
Bu yürüyen balık, beslenebilmek için bir yandan bir yana ok gibi giden balıkları yakalamak zorunda.
Neredeyse imkânsız bir iş.
Ama tabiat şakacılığa başladığında öyle kolayından durmuyor.
Yürüyen balık çok çirkin bir şey, pütürlü bir kaya parçasına benziyor.
Taşın, mercanın bol olduğu bir yerde duruyor, gözlerinin arasından çat diye bir çiçek çıkartıyor.
İnce uzun sapının ucunda çiçek dalgalarla salınmaya başlıyor.
Balıklar, meraklanıp çiçeğe bakmaya geliyorlar.
Ve, yürüyen balık onları yiyiveriyor.
Balık yapıyorsun ama yüzdürmüyorsun, alnından çiçek fışkırtıyorsun.
Belli ki bunu yapan, yaptığından eğlenmiş.
Sadece mizahla değil estetikle de kendi yaratıcılığının gücünü göstermiş.
Tabiata baktığınızda, mizahın yanı sıra büyük bir estetik de görüyorsunuz çünkü.
Sadece “faydacılık” anlayışına dayanan bir yaratıcılık değil bu, güzelliği de içeriyor.
Dinozorlar dönemini incelediğinizde “estetiğe” hemen hemen hiç yer verilmemiş, şakacılığı olmayan, “çirkin” bir dünya görüyorsunuz.
Bütün yaratıklar büyük ve çirkin.
Ama bir “el”, kötü yazılmış bir müsveddeyi yırtar gibi o çağı bütün yaratıklarıyla birlikte yakıyor.
Bütün dünyayı yeni baştan kuruyor.
Bu sefer her şey eskisine kıyasla daha küçük ve daha güzel.
Çok daha renkli.
Sesi çok daha ahenkli.
Şakacılığı çok daha fazla.
Tabii, evreni yaratan aklın “iyi olmayanı” yok edip sonra yeniden yaptığını düşündüğünüzde “kıyamet” kelimesinin manasını da bir başka türlü yorumlama imkânınız oluyor.
Dünyadaki hayvanlar âlemi mükemmel düzenlenmiş.
İçinde vahşeti, estetiği ve mizahı barındıran, hiç aksamadan yürüyen bir düzeni var hayvanlar âleminin.
Lakin insanlar o mükemmelliğe pek uygun değil.
Evet, hayvanlardan daha akıllı ve yetenekliyiz, tanrının tabiatın içine sakladığı çeşitli sürprizleri bulup kullanabiliyoruz.
Onun yarattığı otlardan ilaç, kayalardan ev yapıyoruz, kumu cama dönüştürüyoruz, evrende görünmez biçimde dolaşan elektriği yakalayıp ışığa çeviriyoruz, toprağın altındaki fosil artıklarını yakıt olarak kullanıyoruz, tabiatın içindeki vahşetten payımızı aldığımız için atomu bulup onu da bomba haline getiriyoruz.
Bu yeteneklerimizi iyi kullanıyoruz.
Daha bulacağımız epeyce de sürpriz var.
Ama bu akla uymayan bir aptallığımız da bulunuyor.
Dünyanın en “akıllı” yaratığı insanın sahip olduğu bu aptallığın tabiatın bir şakası mı yoksa hatası mı olduğunu tam anlayamıyorum.
Evrenin en küçük galaksilerinden birinde bulunan en küçük güneş sistemlerinden birinin en küçük gezegenlerindeniz, koskoca evrende bir kum tanesi kadar bile yerimiz yok.
Bu minicik gezegenin üstündeki insanların ihtirasları, kendini beğenmişlikleri, kötülükleri, kendini evrenin sahibi gibi görmeleri, üstünde yaşadığımız dünyanın evrendeki yeriyle kıyaslandığında “budalaca” gözüküyor.
Çok minicik bir yerde, çok kısa bir süre yaşıyoruz ve ihtirasımız, içinde bulunduğumuz mekânı da zamanı da aşan bir boyutta.
Bu kadar çaresiz ve zavallı yaratığın sahip olduğu acınası “büyüklük” duygusu, tabiatın bir şakası değilse, dinozorlar gibi bir yanlışlığı.
Eğer böyleyse “kıyamet” kaçınılmaz, bir “el” bu kötü müsveddeyi “yırtıp” yeniden yapar.
Ya da insana bağışlanan “gelişme” yeteneğiyle kendimizi tabiatın estetiğine ve şakacılığına uydurur, o koca kâinattaki yerimizi kavrayıp tevazula mükemmelliğe yürür, bir bütün halinde yakılmaktan kurtuluruz.
Kurtulamazsak, yürüyen balığın alından çiçek çıkartan kudret, bu anlamsız ciddiyetimizden çabuk bunalır, “ben yaptım” demez, “yeniden yapacağım” deyip hepimizi yakar.
 
Ahmet Altanı sevmem..Kendi bakış açısına göre bir şeyler karalamış..
Yüce yaradan yarattığı herşeyi estetiğiyle, güzelliğiyle, mükemmeliyetiyle yaratmış.Bunu görememek insanın kusurudur yaratılanın kusuru değil..
Yaratılanlara sadece kafasında bulunan ve sadece belli frekansları görebilen 2 adet gözle bakan insanoğlu kullanabildiği 1/3 beyniyle o ince estetiği ve güzelliği anlamakta aciz kalmaktadır.Çünkü en büyük gözü olan gönül gözünü kullanmamaktadır.
Küçük bir fizik problemini çözmekten aciz olan insanoğlunun koca kainatı anlaması beklenemez de zaten..
Kozmoz içinde görünmez noktalar halindeyiz..Yaşamamız , mücadele etmemiz,savaşmamız , barışlarımız hepsi anlamsız bu koca galakside.
Biz doğduğumuzda kulağımıza ezan okunur ama namazımız kılınmaz..Öldüğümüzde namazımız kılınır..
İşte hayatımız ezan okunmasından namaz kılınmasına kadar geçen süre kadardır o kadar kısadır yani..
Yüce yaratıcının bizim gibi küçük varlıkları silip süpürmesi bir üfemesine bakar.
 
güzel bir yorum ceren.senin yorumun ahmetten güzel olmuş..:o
 

Site Tasarım Tercihleriniz

Bu ekrandaki seçimler aracılığıyla forum tasarımını kişiselleştirebilirsiniz.

Yandaki renk seçeneklerinden birisini tercih ederek forum görünümünü kişiselleştirebilirsiniz.

Geniş Ekran görünümü: Aç/Kapat

Bu ayarla Geniş ya da Dar ekran görünümünü tercih edebilirsiniz.

Forum liste seçimi: İki Bloklu/Tekli

Ana sayfadaki forum görünümünü İki Bloklu ya da tek satırlı tasarımla kullanmayı tercih edebilirsiniz.

Forum arkaplan resimlerini: Kapat/Aç

Forum arkaplanına eklenen görseller varsa, bu görselleri buradan kaldırabilirsiniz.

Ana Sayfa Yan Paneli: Kapat/Aç

Forum ana sayfasının daha sade görünmesini isterseniz Yan Paneli (Sidebar) kapatmayı tercih edebilirsiniz. Yan Panel kapatıldığında, paneli yeniden açmak için sayfanın en üstündeki kullanıcı adınızın solunda yer alan Site Tasarım Tercihleriniz'e tıklayarak tercihinizi değiştirebilirsiniz.

Yan Panel akışkanlığı: Aç/Kapat

Bu ayarla forum ana sayfasını aşağıya/yukarıya kaydırırken ekranın sağında yer alan Yan Panelin (Sidebar) akışkan özelliğine bürünerek ekranda sabit kalmasını tercih edebilirsiniz.

Yumuşak köşe özelliğini: Kapat/Aç

Bu ayarla, tasarımdaki köşeleri Yumuşak ya da Keskin görünümlü olarak tercih edebilirsiniz.

Merhabalar

Engelli haklarına dair tüm içerikten üye olmaksızın yararlanabilirsiniz.

Soru sormak veya üyelere özel forumlarlardan ve özelliklerden yararlanabilmek içinse sitemize üye olmalısınız.

Geri
Üst Alt