Doğru dersin. Baktım da işe yarar güzel bilgi ve tartışma konuları açılmak yerine “Akşam ne yedin?”, “Gece üzerine battaniye mi örttün, yoksa yorgan mı? türünden eften püften konular açılınca eski defterleri karıştırayım istedim.
Bir de konular fazla okunmayan alanlara taşınıyor yönetim tarafından, o nedenle eski tarihli konular şimdilik daha cazip. Haksız mıyım?
Bu konu aslında iki ucu b*klu bir değnek.
Hiçbir anne ve baba asi bir çocukları olsun diye çocuk yapmaya niyetlenmez. Ya zamanında kendileri çocuklarını iyi yetiştiremediler, ya da anne ve babanın onca şefkatine rağmen arkadaş ve çevre faktörlerinin etkisi ile çocuk zıvanadan çıktı. Aile işidir bilemeyiz, yaşanmadan, görmeden, başa gelmeden bu ve benzeri konularda yorum yapmak sakıncalı ve tehlikeli zira insanoğlu tenkit ettiği şeyi genellikle aynı veya farklı şekilde yaşar. Kabul görmüş genel kaide budur ama biz bu durumu çoğu zaman anlayamayız, “şundan oldu, bundan oldu” deriz geçeriz, zamanında yaptığımız bir kritiğin (büyük konuşmanın) cezası olduğunu bilmeyiz veya bilmek istemeyiz.
Aile varını yoğunu çocuğuna bırakmak istemediğine göre durum bizim sandığımızdan daha vahim bana göre.
Buna benzer bir durum benim yakın akrabalarımda da vardı. Daha önce bahsettiğim rahmetli annemin rahmetli dayısının bir baltaya doğru düzgün sap olamamış 3 erkek evladı da hayırsız idiler. Anne ve babalarını darp ederler, paralarını alırlar, dayı ve yenge babamın asker olmasından ötürü can havliyle hep bize sığınırlardı. Bu 3 erkek evlat kendi ana ve babalarına göstermedikleri hürmeti babama gösterirler ve ondan korkarlardı. Sonuç her üç evlat da sefalet içinde öldüler.
Yani Allah kolaylık versin aileye. İşleri gerçekten de zor.