Güncel İçerik

Merhabalar

Engelli haklarına dair tüm içerikten üye olmaksızın yararlanabilirsiniz.

Soru sormak veya üyelere özel forumlarlardan ve özelliklerden yararlanabilmek içinse sitemize üye olmalısınız.

Teksan İnovatif Medikal: Engelliler, Engelli Çocuklar, Hasta ve Yaşlılar için emsalsiz ürünler

Sizce hastalıklarımız bir sınav mı?

@osmangazi,
Ahirette cennete gidecek olması,o bebeğin bedeninin ve ruhunun çektiği acıyı ve üzüntüyü hafifletecek birşey değil kimine göre.Bazı insanlara göre ahiret bir belirsizlik.Gerçek olduğunun somut kanıtı yok ama dünya tüm acılarıyla ve acımasızlığıyla gerçeğin ta kendisi.
Kendi bakış açından haklısın.Ahirete inanmayan kişiye bebeklerin çektiği acının mükafatı olacağını anlatamazsın.
İnanmayan kişi de inanan kişiye inanmamak için çok haklı sebepleri olduğunu kabul ettiremez.
İnanmanın ya da inanmamanın kimseye bir zararı yok ama inananan ya da inanmayan karşısındakine baskı yaparsa,şiddet uygularsa sorun büyük demektir.
 
İnsan düşünebilen bir varlıktır.Basit bir mantık kurabilir.
Hz Ali ne demiş:
Eğer inanan haklıysa, inanmayanın kaybedeceği çok.
Eğer inanmayan haklıysa, inananın kaybedeceği bir şey yok.
Değer mi sonsuz bir hayatı riske etmeye?
Hazret , yukarıda bebek örneği vermiş.
Bilmiyor ki her canlı kendi kaderini yaşar.
Sonunda elbet hesaplaşma olacaktır.
Ama hazret bilmiyorki.
60-70 senelik bir dünya hayatı ve sonrasını toprak olmak olarak düşünen bir insana ne anlatacaksın?
Ona kalsa daha beter değilmi aslında verdiği örnek?
İnanmayana göre bebek gördüğü zararla kalacak sonunda.
Hiç hesap soran olmayacak!!!
Hadi canım sende!
 
Şu uydurma einstein hikayesi de internette dönüp duruyor. Bu hikayeleri gençlere kuran kurslarında abilerde oturmalarda anlatıp duruyorlar. Vaazların kurgu kalitesi gibi.

Neden mutlak sıfır gibi bir "mutlak Tanrı yokluğu" yok da, sürekli kısmi yokluklarla dolu bir dünya var? Bu tanrının ya kudretinin ya da iyiliğinin sınırlı olduğunu gösterir.
İşin garibi de soğuk ve karanlık fiziksel evrenin yasaları içinde tanımlı. Tanrı/şeytan ise metafizik ve doğaüstü kavramlar. Birini diğeriyle ilişkilendirmek tencere yerine kevgirde çorba pişirmeye benzer.
 
@Lilith76, Bu dünyadaki acıları çekmek gerçekten zor ayrıca bireysel olarak acı çekeni görmemek lazım. Bu dünyada biri vefat ettiğinde sosyal çevrede bulunduğu etkiye de bakmak lazım. Mesela bir çocuk öldüğünde bundan kim etkileniyor. Ailedesindeki etki, ölmeseydi yapacağı etkiler, bunları tam olarak bilebilmemiz mümkün değil. Bir gülümseme ile değişen hayatlar görüyoruz, çocuk birine gülse hayatına dokunsa olumlu şeyler olur değil mi? ama bunun tersi de olabilir.
 
Her şeye de bir cevapları var maaşallah elimize kıymık batsa inançsızsın ondan oldu, Netanyahu soykırımcısına bir şey olmasa öbür tarafta cezasını çekecek atış serbest nasılsa delile ispata gerek yok ! Zengin ve güçlü kötüler aptal mı 60-70 sene için sonsuza dek cehennemde yanmayı göze alsın senin duyduğunu ya da okuduğunu duymuyor mu okumuyor mu emin olun sizden daha bilgililer.
 
@sokr@t, firavun ömrü boyun hiç hastalanmamış, burnu bile kanamamış, düşün grip bile olmamış. Eline batan kıymık inançsızlığından değil Allahın seni hatırlamasındandır, merhametindedir.
 
@osmangazi,
Bebekler ve çocuklar ölmese nasıl bir insan olacaktı gibi soruların cevabını biz insanlar bilemeyiz haklısın.Bunu sadece Tanrı bilebilir.Belki kötü bir insan olacaktı bilemeyiz.
Peki o zaman büyüdüğünde kötü insan olanların büyümelerine niçin izin veriyor ve bebeklerin tecavüze uğramasının nasıl bir sebebi olabilir gibi sorular ortaya çıkar ve bu soruların cevapları yine havada kalır.
Ahiret var dedin ama o da kimilerine göre yok senin de bildiğin gibi.
Bu işin içinden tartışarak çıkılmaz.
En doğrusu herkesin inancına ya da inançsızlığına saygı duymaktır
 
@osmangazi, al işte tamda bunun gibi her şeye bir cevap var ispatı nerede ?Firavun bir kere o zaman Mısır hükümdarlarına verilen ünvandı bahsedilen Firavun hangisi belli değil bir sürü Firavun gelmiş geçmiş bahsedilenin hangisi olduğu bile belirtilmemiş kim bu ?
Firavun un hangisi olduğunu bulduk diyelim hasta olmadığına dair bilgi belge doktor raporu var mı ?Hasta olsa ceza derdiniz ya neyse !
 
@Lilith76, sınavda olduğumuz şartını kabul edersek, bu sınavda kalanlar olacaktır. Yanlış yapanlar olacaktır. Öğretmenin yanlış yapanı gördüğünde neden müdehale etmez? Neden onu düzeltmez? Ya da sınava neden sadece geçebilekler alınmaz? Öğretmen zaten herşeyi baştan beri biliyordur. öğrencinin yaşayarak anlaması içindir herşey.

@sokr@t, @sokr@t, Doğru olsa ne olur ,olmasa ne olur ne değişir?
 
@osmangazi, öğretmen neyi baştan biliyor belki ben sınavı çalıştım belki çalışmadım öğretmen ne bilsin kağıdı görmeden .

@osmangazi, nasıl ne değişir yalanda olsa inanalım mı ?Nasıl anlamadım .:unsure:
 
@sokr@t, sınavda sıraların aralarında gezindiğini ve yürüdüğünü düşün, geçerken de kağıtlara baktığını düşün :)
@sokr@t, sen inansan da inanmasan da değişmeyecek sonuç. Bu hikaye varsayalım yalan, Allahın merhameti yok mu olacak. Musibetler her zaman ceza değildir. Eyüp peygamberin hastalığı mesela. Müsibetin seni Allaha yaklaştırıyor mu yoksa uzaklaştırıyor mu ona bakmak lazım. Uzaklaştırıyorsa bu ceza , yakınlaştırıyorsa mükafat olarak bakılır.
 
@osmangazi, tecavüze uğrayan kadın ya da çocuk uğradığı bu musibetten sonra Allah a nasıl yaklaşır onu da söyler misin ? :unsure:
İnsanın başına bazen öyle şeyler gelebilir ki asıl isyan etmiyorsa o insan sorun var demektir ya da benim bakış açıma göre öyledir .
 
@sokr@t, Akılıma Gamze ÖZÇELİK geliyor, tecavüz tramvası sonrası maneviyata adadı kendini. İhtiyaç sahibi insanlara yardım etmeye başlamıştı.
 
Hastalık/dert ile ilgili derlediğim hadisler (kaynaklarıyla):

Resulullah (ﷺ): “Yorgunluk, sürekli hastalık, tasa, keder, sıkıntı ve gamdan ayağına batan dikene varıncaya kadar Müslüman’ın başına gelen her şeyi, Allah, onun hatalarını bağışlamaya vesile kılar.” (Buhari)

Resulullah (ﷺ): “Allah (ﷻ), hayrını dilediği kişiyi sıkıntıya sokar.” (Buhârî, Merdâ, 1)

Resulullah (ﷺ): Allah Taala, mümin kulunu hastalığa müptela eder ki üzerindeki bütün günahları döksün.” (Süyûtî, el-Câmiu’s-sagîr, h. no: 1842; Hâkim, I, 498; Beyhakî, Şuab, VII, 166; İbn Asâkir, LIV, 124)

Resulullah (ﷺ): “Mümin erkek ve kadının; nefsinde, çocuğunda, malında bela eksik olmaz. Ta ki hatasız olarak Allah’a kavuşsun.” (Tirmizî, Zühd, 57)

Resulullah (ﷺ): “Hastanın; inlemesi tespih, bağırması tehlil, nefes alıp vermesi sadaka, uyuması ibadet, -acıyla- dönüp durması cihattır.” (?)

Resulullah (ﷺ): “Mümin, durmadan rüzgârın eğici etkisine maruz kalan bitki gibidir, devamlı belalarla baş başadır. Münafık ise çam ağacı gibidir: Kesilip kaldırılıncaya dek hiç sarsılmaz.” (Buhârî, Mardâ, 1; Tirmizî, Emsâl, 4; Müslim, Sıfatu’l-Münâfıkûn, 58)

Resulullah (ﷺ): “Ateşin altın ve gümüşün paslarını giderdiği gibi, bir Müslüman’ın hastalığı da onun günahlarını giderir.” (İbn Mace)

Resulullah (ﷺ): “Bir kula, Allah tarafından bir makam takdir edilir fakat o kul, ameliyle oraya ulaşamazsa Allah Taala onu bedeni, ailesi ve malıyla imtihan eder. Sonra da daha önce takdir edilen makama ulaşması için onu, bunlara karşı sabırlı kılar.” (Ebû Dâvûd, Cenâiz, 1; Ahmed, V, 262)

Resulullah (ﷺ): “Şüphesiz, Allah her hüzünlü kalbi sever.” (İbn Ebi’d-Dünya, Hüzün, h. 2; Taberânî, Müsnedü’ş-Şâmiyyin, II, 351, h. 1480; Kudâî, Müsnedü’ş-şihab, II, 149, h. 1075; Hâkim, Müstedrek, IV, 351, h. 7884)

Resulullah (ﷺ): “Musibetler, yüzlerin karardığı günde sahibinin yüzünü ağartır.” (Taberani)

Resulullah (ﷺ): “Afiyette olanlar, kıyamette, belaya maruz kalanlara verilen sevapların çokluğunu görünce ‘Keşke dünyada iken derilerimiz makasla kesileydi!’ diyecekler.” (Tirmizî, Zühd, 58) ---> dayanın kardeşlerim. her şey çok güzel olacak!
 
Üst Alt