Güncel İçerik

Merhabalar

Engelli haklarına dair tüm içerikten üye olmaksızın yararlanabilirsiniz.

Soru sormak veya üyelere özel forumlarlardan ve özelliklerden yararlanabilmek içinse sitemize üye olmalısınız.

Teksan İnovatif Medikal: Engelliler, Engelli Çocuklar, Hasta ve Yaşlılar için emsalsiz ürünler

Umutsuzluğun dibindeyim. Hayat bitiyorsa? Mucize Küllerinden doğan mıdır?

Üyelik
11 Tem 2018
Konular
28
Mesajlar
108
Reaksiyonlar
13
Herkese merhabalar.
Ben Mert.. 35 yaşındayım. Bu yaşa nasıl geldim? Cidden anlamadım. Su gibi zaman akıyor.
Hiçbir şey anlamıyorsun. Kız arkadaşım var senelerdir. Onun da hayatında var biri gibi.. Kafam çok ama çok karışık.. Geleceğime odaklanamıyorum.
Engelliyim kurtulamıyorum. Bataklık gibi düşünün. Bu devirde her şey zor. Engelliyseniz bir de hepten zor. Bazı iş yerlerine girememe sebebim : Bipolar damgası yüzündendir.
Zor giriyorum işe. Hayattan gerçekten kopmak üzereyim. Beni bu hale getirenlere hakkımı asla helal etmiyorum.. Böyle olmayı asla istemedim. Şimdi onlara istediklerini vermiş oldum.
Raporum var engelli. Bipolar psikolojik manik var. Ben artık düzeleceğime inanmıyorum. Bu bataklıktan çıkmak imkansızın üstü.. Bir de şizofreni raporu da verirseler. Tamamdır ben koptum bitti..
 
10 yılda 30 tane iş değiştirmişim kayıtlara baktım. duygu dalgalanmalarında işi bırakıp kaçmaya bakıyorum. 45 yaşındayım 18 yaşımdan beri antidepresan kullanıyorum bir işe de yaramıyorlar
 
Benim de kafam çok karışık çoğu zaman.Aklıma bazen intihar falan geliyor.Sonra olumlu bir şey oluyor ve geçiyor.
 
@yorgunzihin, maalesef zor hayat birde engelli damgası yediğimiz için artı zor oluyor.Ben bipolarım 2016 yılından beri bu hastalıkla mücadele ediyorum. Bu durumları yaşadığım için mevsimsel depresyonda olabilirsiniz çok geçmiş olsun abi. Allah kolaylık versin
 
ben de çok kötüyüm lise terkim 27 yaşına kadar hiç bir işte çalışmadım hiçte sevgilim olmadı hayatım hep evin içinde geçti bu sosyal anksiyete belası yüzünden
 
Silah falan yok bende iyiki olsa intihar etmiştim çoktan.Engelli raporum var.Hayattan bıktım yıllardır böyleyim.Yaşama sevincim yok ilaçlarda fayda etmiyor.Sadece uyutuyor.Baska bir faydasi yok.Ne yapacam bilmiyorum.Ekpss sınavına girdim 90 puanla atama bekliyoruz atama sayıları çok az bana sıra gelmiyor.
 
Varoluşçu felsefe fransa da ortaya çıkmış.Hastalıklar savaş sonrası tekrar bir savaş ayaklanmalar derken insanlar çökmüş.Bizim memlekette 1950 lerde insanların evi yok yemeği yok.O noktadan da en fazla bu seviyeye gelmiş.Mısırdaki bir kölenin piramitleri yaparken sahip oldukları bizim şu anki asgari ücretliden daha zengin olduğunu gösteriyor...

Sisifos söyleni adlı bir kitap var.Kişinin intihar edip etmemesiyle alakalı.Bir çok bu konuda yazan veya hayatını sonlandıran olmuş.Ben bu eyleme sıcak bakmıyorum.

Bende de kronik bir hastalık var.İnsanın hayatını ilaçlar mahvediyor.Üstüne işsiz arkadaşsız parasız ve itibarsız bir şekilde hayat geçiyor.İnsanlar anlattığına inanmıyor.Diğer arkadaşların da dediği gibi anormal bir durum normal bir akış beklenmemeli.Rahat bir şekilde bu kadar oldu demek lazım.Her noktadan bu kadar boğup ne olması bekleniyor.Deli bir bireyin mantığıyla olmayacak bir durum olamaz zaten.
 
İşte çalışıyorum.
Çalışırken çok düşünceli çalışıyorum. Dikkatimi işe veremiyorum. Geçmiş ve gelecek korkularım ortaya çıkıyor.
Uzun senelerdir sevgilimle de her an bitme aşamasındayız. Biterse de zaten hayatımı kimseyi almayacağım. Önüme baksam bile ? Beni beğenen biri asla olmayacağını biliyorum. Çünkü bu lanetli hastalıklarım sırtım kiföz skolyoz vs. Beni paramparça etti. Geçmişte savaşamamın bedelini ağır ödüyorum. Hep içime kapandım ve sonuç ortada. Kiföz skolyoz ve psikolojik hastalıklarım en önemlisi de engelli oluşum. Benim genelde şanslı olduğumu söylerler. Bunun neresi şans? Hep üzüntü stres. Yoruldum inanin yoruldum. Gücümün tükendiğini hissediyorum. Kendinize iyi bakın. Hayat size hep gülsün. Gülümseyin hayata..
 
bendede var benzer durum geçmişte yaşadığım aksilikler terslikler gelecek kaygısı hepsi beynimi kemiriyor ne yaacaz böyle bilmiyorum ???
 
Güzel bir anime var.Japonya nın rusyaya yakınlaşması gerektiğini düşünen bir yalnız karakter.Bazı yaptığı davranışlarla sorunları çözmeye çalışıyor ama çözemediği bir kaç sefer yüzüne vuruluyor.Haftalar sonra çok bir şey değişmemiş.Bende de döngü şeklinde olduğum kişi oluyorum yapacak pek bir şey yok.

 
@yorgunzihin, işe sevgilinden ayrilarak başla. Neden baska birini bulamayasin? Birini bulmussun bir kere, ikincisi neden olmasin? Surunduruyorsunuz su an anladigim kadariyla iliskiyi. Neden bitirmiyorsunuz? Kesip atin. Korkulariniz mi var? Aliskanlik mi? Dogru anladiysam o iliskiden hayir gelmez size. Yillardir bitme noktasinda ne demek? Belki de coktan bitti de siz fark edemiyorsunuz.

Bunun uzerine bi dusunun derim.

Ben 30 yasinda bir kadinim. Flort surecindeyim, daha oldu bitti yok. Caba vermem gerekecek. Erkekleri dusman goren biriyim, bunun uzerinde calismam gerekecek mesela. Olursa olur olmazsa onume bakacagim. Benim de psikotik bozukluk tanim var. Ne yapayim, benim sucum mu? Ben mi sectim? Yoo.

Elinizde ne varsa, size ne verildiyse o imkanla elinizden geleni yapip caba sarfetmelisiniz. Sarfetmeliyiz. Guclu olun. Dustuyseniz kalkin, beşer şaşar, kalkin ilerleyin. Umutsuz olmayin. Umudu siz yaratin.
 
Hem aileden hemde eski erkek arkadaşlarımın aynı zaman diliminde değil tabiki yanlış anlaşılmasın biri bitip oburuyls tanıştım ikiside aldattı ve biri kız kardeşimin sevgilisiyle beni yakistirdi bu insana 2.5 3 yılımı verdim şimdi kimle tanissam gitmiyo herkes ya maddi çıkar yada cinsellik peşinde olmuş 97dogumluyum bedensel engelliyim serabilal palsie hiç bir zaman huzurlu bir ailem olmadı kendimde sahip olamadım olabilecegede benzemiyorum okul desen okudum ama atanamjiyorum şu an hakettiğimden kat kat az bir gelirim var ve evin maddi sorumluluğunda üzerinde buda beni yoruyo manevi destek zaten yok geçenlerde intahari düşündüm ama içim el vermedi günahına ama dünyada kaldıkça ve bu evde zaten sürekli saçma seylerin icserisindeyim gerçekten kapana kısılmış hissediyorum bunu anlatabilecek kimsem yok çünkü kimseyi üzmek istemiyorum
 
18 yaşımdan beri ömrüm güzel günlerin gelmesini beklemekle geçti!

Sene 2010. Liseden yeni mezun olmuşum. Gözlerimin içi gülüyor. Hayata karşı aşırı umutlu ve heyacanlıyım. Yıllarca sürecek toksik arkadaşlıklarım başlamış. Tabi gençlikte anlamıyor insan farkına varamıyor. Nerede akşam orada sabah düzeniyle geçen yaz tatili sona eriyor. Sonbahar geliyor. Üniversiteye başlıyorsun. Derken yeni arkadaşlar ediniyorsun, fakat yine kendi toksik arkadaşlarından kopamadığın için üniversitede yalnız kalıyorsun. Sonbaharda istanbul'un büyüsüne ve özgürlüğüne kapılıp daha ilk dönemde tökezliyorsun. Kyk bursu yattığı gün en mutlu günün oluyor. Soluğu ya taksimde ya kadıköyde alıyorsun en sevdiğin toksik arkadaşınla beraber. Halinden o kadar memnunsun ki okul falan umrunda olmuyor belli zamandan sonra. Seneler seneleri kovalıyor. Göz sağlığın kötüye gidiyor. Bu sefer hastane hastane gezmeye başlıyorsun. Gözünle ilgili tüm detaylara hakim oluyorsun. Okul öyle böyle uzantılı olsada bitmiş Toksik arkadaşınla bir küs bir barışık hayatına devam ediyorsun. İş deneyimlerin oluyor muaaffak olamıyorsun. Engelli raporu çıkarıp maaşa bağlanıyorsun. Bazen maaşın kesiliyor bazen ise giriyorsun bazen is degistiriyorsun falan derken tam dikis tutturdum derken 4 senelik is yerin kapı önüne koyuyor. Seviniyorsun tazminat alacağın icin. Aldığın para ile borclarının yüzde seksenini kapatıyorsun. Kalan paraylada yarınlar yokmuşcasına takılıyorsun yalnızlığını bastırmak icin. Yasın 35 oluyor bir gece yarısı içine derin bir sızı çöküyor. Ben ne olacağım diye?

Yanında ne o toksik arkadasın var destek olacak ne de halinden anlayacak ailen.

Son 5 yılda göz tansiyonu yüzünden görme oranım %18'e kadar düştü.

Doktorlar ameliyat ta önermiyorlar.
Tansiyon düşürücü damla yazıp yolluyorlar. Tek yaşıyorum. Damla dökemiyorum kendime. Bende saldım artık ne olursa olsun dedim. Glokom polikliniğine bile gitmiyorum. Gözlerimde ayrı ayrı 5-6 tane hastalık var. Ne glokom ameliyatı yapıyorlar. Ne kornea nakli yapıyorlar ne de gözün içine lens koyuyorlar. Nistagmusum var gözlerim zangır zangır titriyor haftada en az iki kere çift görme vakası yaşıyorum. Şaşılık ameliyatı yaptırdım güç bela tekrar nüks etti üstelik çift görme sorunu çıkardı. İşe de giremedim. 2 senedir işsizim. Engelli maaşıyla idare ediyorum. Arada annem faturalarımı ödüyor. Biraz rahat geçiniyorum o vakit. Hep mücadele.

İlk kez psikiyatriye gittim
Önce uyku bozukluğu
Sonrada yaygın anksiyete tanısı koydu

Hayatın hızlıca akıp gitmesi beni çok korkutuyor. İleride tek başıma ortada kalmaktan çok korkuyorum. Yalnızlık cok zor. Gündüzleri dışarı çıktığımda günluk hayatın hengamesinde insanların koşuşturmasını görünce strese giriyorum. Şimdiden kendimi ortada kalmış hissediyorum. Geceleri oturup gündüzleri uyuyorum sırf bu yüzden.

Yoruldum çok yoruldum.
Annem haricinde bir tane bile beni seven yok. Kardeşim babam abim bile arayıp sormaz. 15/16 yıllık arkadaşlarım bile sırtlarını döndüler. Üstelik ben bunca yıldan sonra etle tırnak gibi olmayı beklerken beni yapışkan insan olmakla itham ettiler. Vefasızlık nedir çok iyi öğrettiler. Bilmiyorum yalnızlığima alıştım gibi. Azıcık aşım kaygısız başım diyorum bazen. Bazende içten içe kahrediyorum bu hayatıma. Allah iyi günler göstersin herkese.
 
Son düzenleme:
İkinci ilişkimde aldatıldım.Daha doğrusu idare edilmişim.Sonrasında sevgilisi mühtehcen fotoğraflarını gösterdi.İki yaş büyüktü benden.Normal de ilişki bir yere gitmeyecekti.Ağladığını görünce devam ettim.Neyse sonuç olarak aldatıldım.Belası senelerce gitmedi.Sosyoloji okuyup iş arama sitesi halkla ilişkilere girmiş.Bende o iş arama motoruna üyeyim.Pislik yaptı.
Bu ağlama olayı olmasa mizacım buna yatkın olmasa bir çok sorundan kurtulurdum.Örneğin akıl hastahanesinde birini dövmüş ayaklarını yakmışlardı.Benimle alakalı bir durum değildi.Elimi uzatıp yardım ettim.Sonuçta bana da saldırdılar.
 
Üst Alt