Güncel İçerik

Merhabalar

Engelli haklarına dair tüm içerikten üye olmaksızın yararlanabilirsiniz.

Soru sormak veya üyelere özel forumlarlardan ve özelliklerden yararlanabilmek içinse sitemize üye olmalısınız.

Teksan İnovatif Medikal: Engelliler, Engelli Çocuklar, Hasta ve Yaşlılar için emsalsiz ürünler

Sevmeyi unuttum...

Artık şafak söktü. İyi geceler dileyemem hurime… Günaydın demek daha doğru ! Günaydın güzelliğin üstadı... Hayatıma renk katan, karanlıklarımı aydınlatan biricik güneşim… Yaşam pınarım…

Bitmeyen Tutku 1.cilt.
 
DYakgm.png
[/url][/IMG]

Kitapseç com da 1 tl kargo ücretiyle :) Harici tüm kitap sitelerinde :)
 
Tatlı uykumdan tatlı bir rüya ile uyanmak beni mutlu etti. Rüyamda Zümrüt’le yeşillik bir yerdeyiz. Birlikte oturup konuşuyoruz. Bana dönerek diyor ki:

-Emrah ?

-Efendim Zümrüt?

-Beni çok mu seviyorsun ?

-Kördüğüm gibi nasıl anlatayım ki !?... diyorum.

Bitmeyen Tutku 1.cilt
 
Hayatta hiçbir şeyi denemeden bilemezsin. Bazen denersin olumsuz sonuç verir. İkinci de başarırsın. Olmadı daha sonrakilerde. Sevgi de böyle bir şey Emrah. Bir kişiyi sevmek değil sevgi. Mutlu oluncaya dek sevmektir. Mutluluğu bulduğun anda da bunun tadını çıkarmaktır. Öyle tek kişiye aşk duyup olmadı diye acı çekmek eskilerin masalları. Şunu asla unutma. Sevdiğin kişi senin gözünde o kadar değerli. Dışarıdan biri için değil. Kendi kendine de değer verdiğin bir şey için hayatını bu şekilde geçirmene gerek yok. İçinde ki o sevgi duygunu tekrar ortaya çıkar. Bir bakmışsın mutluluk seni bulmuş.

BİTMEYEN TUTKU 1.CİLT
 
Kalbimin her köşesiyle seviyorum seni,
Kalbimin içindesin canımın dibi,
Bir avuç kalbe sığdırdım sevgini,
İyi ki varsın kalbimin sahibi,
Seviyorum seni kalbimle,
Taşıyorum sevgini tüm hücrelerimde,
Bir avuç kalpte taşınır sevda,
Doyulmaz tadına sonuç hüsran olsa da,
Çok uzaklarda yaşıyor olsan da,
Senin yerin kalbimin ortasında..
 
Ölecek miydim acaba !? Ölecek olsam ne olurdu ki: gözlerim onun odasının camında olduktan sonra...

Bitmeyen Tutku 1.cilt

Emrah Bahadır Vural
 
Gözleri ki gözleri dille anlatmak mümkün değil. Ben bu kadar güzel göz ömrü hayatımda görmedim. Öylesine parlak ki gözleri sanki elmasa bakar gibi hissediyorum kendimi… Tabi iki sefer de hoş olmayan olaylarla sert haliyle gördüm. O haliyle beni bu kadar etkileyen gözleri; birde yumuşak haliyle görecek olsam acaba nasıl bakar gözleri! ? Gözlerimi yumduğum da gördüğüm gözleri var. Yakıcı bakışları yumuk gözlerimde olsa da o haliyle de görmek güzel… Öyle ki bedenimin için ayrıca gözleri yaşıyor sanki…

Bitmeyen Tutku 1.cilt

Emrah Bahadır Vural.
 
Gözleri...

Yemyeşil bir çayırdı.Uzun, düşlerimi koşturduğum,uzun.
Saatlerce uzanıp göz bebeğinde uyuduğum. Gözleri vardı yeşil yemyeşil.
Karadeniz gibi,orman gibi...
 
çiğ damlası;bt18194' Alıntı:
Gözleri...

Yemyeşil bir çayırdı.Uzun, düşlerimi koşturduğum,uzun.
Saatlerce uzanıp göz bebeğinde uyuduğum. Gözleri vardı yeşil yemyeşil.
Karadeniz gibi,orman gibi...

Teşekkürler üstadım.
 
Dünyamın hepsini kapladı sevda ateşi,
Gecelerim oldu yatağımda yangın gibi,
Alev alev yanıyorum kömür gibi,
Aleme bir daha böyle sevda gelir mi,
Onunla mutluyum dünyamın içinde,
Hayatımda görmediğim güzelliğiyle,
Ay gibi parlayan nur yüzüyle,
Su gibi saf temiz kişiliğiyle,
Sevgi okyanusun dayım yeryüzünde,
Yeryüzünün biricik meleğiyle,
Meleğiyle beraber olamasa da Emrah,
Emrah onu düşünerek çeker ah ah.
 
Em7EzB.jpg
[/url][/IMG]

Orası öyle ama kimi kız da zamanla hoşlanır. Aşkın türleri vardır. Yaşamadan bilemezsin türünü. Ama evvelce konuştuğumuzu unutma. Aşkın ölümsüz olmasını istiyorsan aşkın kavuşamamak olduğunu ve dengeli sevmeni en iyisi olduğunu asla unutma! Ondan sen de kendini yaşa kızı akışına bırak! İşin en zor kısmını geçtin. Mutlulukla vakit geçir. Yaşa ve gör sadece. Hareketlerine, davranışlarına bak. Bu kız beni tartar mı, tartmaz mı? Bununla ömür boyu yuva gider mi, gitmez mi? Kimsenin lafıyla bu tarz şeylerde hareket edemezsin. Acı da mutlulukta senin. Kızla zaman geçirecek olan sensin. Evlendiğinizde sadece ikiniz olacaksınız. Ona göre çok sıkı adım attırman lazım. Gerçi bu konular sana fırsat verecek olursa ileride detaylı konuşacağımız konular. Şu an platonik olan bu aşkı çift taraflı dengeli sevgiye yâda evleninceye kadar sürecek olan aşka dönüştürmen lazım. Sonrasında gene karşılıklı saygı ve sevginin olduğu bir birlikteliğin olacak.
-Sen nasıl bu kadar eminsin abi! Evliliğin aşkı öldüreceğine!
Bu esnada susamıştım. Arabanın bagajından 2 şişe su çıkardım. Nail abi içmeyeceğini söyledi. Suları içtikten sonra abimin yüzü aydınlanmıştı.
-Emrah, biraz daha su içebilir misin?
-İçemem abi. Tekrar susamam gerekiyor!
-İşte, o da senin olunca istesen de bu kadar sevemeyeceksin delikanlı.
-Bunun su içip doymakla alakası ne abi?
-Şimdi, az önce çok susamıştın. Suya karşı sevgin, isteğin vardı! İçince ne oldu? İsteğin gitti. Yasaklar insana her zaman cazip gelir. Yasak olan kavuşamayacağı şeyleri çok sever. Kavuştuktan sonra da istese de eskisi kadar sevemez. Hedefe bir kere ulaşmış oluyorsun. Senin şu anda susuzluk hissin gittiği gibi oda sana ‘evet’ derse istesen de bu kadar sevemeyeceğini anlayacaksın.
BİTMEYEN TUTKU 1.CİLT: EMRAH BAHADIR VURAL.
 
Bulunmaz mavera da bile yemyeşil gözlerindeki parlaklık,
Gül yüzün akarsu gibi berrak ve ılık,
Rayihası toprak kokusu gibi veriyor insan gönlüne huzur,
Seni düşünmekten beynimde oluşuyor ur,
Semanın en tepesinde tavaf eder bulutlar,
Bulutların arasından çıkar rahmet olan yağmurlar,
Kavuşmak için duaya açılıyor avuçlar,
Göz bebeklerimden duayla yaşlar akar,
Toprağın üstünde çığlıklar atıyorum,
Ellerim göğsümde kendimi paralıyorum,
Yanan yüreğime derman olamıyorum,
Sensizliğe çare bulamıyorum...
 
Mübarek Ramazan ayında böyle üzücü bir hadiseyle karşılaşmayı istemezdik. 2013 yılında basılmış Zümrüt Apartmanı isimli roman Abdullah Şevki tarafından yazılmış ve içindeki çocuk pedofili barındıran ahlaksız eseri bir avukatın mahkemeye vermesi sonucu ilgili kişi hakkında (bu kişiye yazar demem) tutuklanma ve kitaplarının satıştan çekilme işlemleri yapılmıştır.Ancak daha sonrada serbest kaldı. Bir şair-yazar olarak bu durumu protesto ediyorum. Biz yazarların siz okuyuculara elimizden geldiğince sizlere bir şey katacak eserler üretmeye çalışıyorken bir adamın kalkıp masum çocuklarımıza uygunsuz şeylerin yapıldığı had safhaya ulaştığı şu dönemde böyle şeylerin yazılmış olması ve bunun bugün gün ışığına çıkmış olması da şüpheleri beraberinde getiriyor. Acaba ülkemizde pedofili sorununun nedeni bu şekilde yazılanlar mı sorusunu akla getiriyor. Bizlere de düşen görev öncelikle kendi okuduğumuz kitapları sıkıca inceledikten sonra okumak ve kendimizin emin olmadığı kitapları çocuklarımıza okutmamaktır. Böyle bir şeyin tekrar yaşanmaması dileğiyle. Saygılarımla.
Şair-Yazar: Emrah Bahadır Vural.
 
-Emrah amcam neden böyle bir şey yaptı?
-Çünkü Emrah amcan onu Bitmeyen Tutku'yla sevmişti. O sevgi onu esir almıştı.
 
Buluştuğumuz gün üzerimde olan kırmızı tişörtümü ise bir poşetin içine ayrıca koymuştum. Oda hep aracımın içinde duruyordu. Onu artık giyemezdim. Onun kokusu ve gözleri en çok ona değmişti. Yanımda yoldaşım olarak benimle gelecekti. Onun kokusu sinmişti. Artık yıkayamazdım. Sadece yanımda tutabilirdim. Kokladıkça günışığımın kokusunu içime çekecek ve hasretiyle ciğerimi dağlayacaktım. Tekrar ne zaman görüşürdük? Onu da bilmiyordum. Bildiğim tek şey bir an önce İstanbul’u terk etmekti. Artık buralarda duramazdım. Yüzüklü kolye ve kırmızı tişörtle yola revan olacaktım. Onun ellerinin değdiği şeyler yokluğunda bir nevi beni avutacaktı…
 
9YG98r.jpg
[/url][/IMG] Bu güzel ve anlamlı hediye için Ahmet beye sevgiler, teşekkürler :)
 
Bu şekilde düşünceler halinde ardıç ağacının altında uzanırken: gözlerim Ay’a takılmıştı. Ne de güzel parlıyor; ışık veriyordu: sıcacık yaz gecesine büyüleyici bir güzellik katıyordu. Gökyüzünü kıskanıyordum; o karanlık mavilikleri böylesine güzel bir yıldız aydınlatıyordu: oysaki benim kalbimin gökyüzü karanlıklar içerisindeydi; çünkü onu aydınlatacak en az Ay kadar güzel yıldızım: Zümrüt’üm benim kalbimin gökyüzünden uzakta olduğu için benim kalbimin Ay’ını aydınlatamıyordu: bundan dolayı kalbim karanlıklar içerisindeydi... Kalbimin gökyüzünde en küçük bir ışık yoktu: Zümrüt’üm olmadan da bu can tende oldukça asla aydınlanamayacak ve gökyüzünün ihtişamına kavuşamayacaktı…
 
Zorlu kış öncesi yakacakları temin ettiğimiz için evimiz kara kışta sıcacıktı. Ara sıra kar yağışının durduğu zamanlarda: Murat ağamın hediyesi olan kar suyu geçirmeyen botlarımla köy meydanında volta atıyordum. Soğuk bıçak gibi kesiyordu: ancak sürekli evde oturmak da beni sıktığı için mecburen ara ara dolaşmaya çıkıyordum. Hava da soğuktu; gönlümde! Onu ısıtacak ateşi yakacak olan uzaklardaydı: ancak Halil dayımın dediği söz aklıma geldikçe yanmış yüreğime azıcık ferahlık veriyordu…
 
.başarılarınızın devamını dilerim.
 
Üst Alt