Güncel İçerik

Merhabalar

Engelli haklarına dair tüm içerikten üye olmaksızın yararlanabilirsiniz.

Soru sormak veya üyelere özel forumlarlardan ve özelliklerden yararlanabilmek içinse sitemize üye olmalısınız.

Teksan İnovatif Medikal: Engelliler, Engelli Çocuklar, Hasta ve Yaşlılar için emsalsiz ürünler

En Son Hangi Kitabı Okudunuz?

Sudaki İz Ahmet ALTAN


Bu çağrıyı bir kez daha reddetmek, Bülent'in Fazıla'yı bir militan olarak değil de bir kadın gibi gördüğünü ortaya koyacağı için, Bülent daha fazla direnemeyerek elinde battaniyesiyle gelip yatağın bir ucuna yattı. Battaniyeyi de yatağın üstüne serdiler. İkisi de aynı isteği paylaşıyorlardı aslında ama hem birbirlerinden hem de kendilerinden korktukları için, işi uzatıyorlar, kaçınılmaz sona ulaştıklarında kendilerini suçlu bulmamak için bahanelerini hazırlıyorlardı. İkisi de yatağın iki ucunda hiç kımıldamadan yatıyorlardı. Yatağın ortası eskilikten çukurlaştığından, ortaya devrilmemek için kendilerini sürekli denetliyorlardı. Fazıla'nın huzursuzluğu sürüyor, ayaklarını birbirine sürtmek istiyor ama kıpırdayamıyordu. İçindeki sıkışmaya daha fazla dayanamadı, ayaklarını birbirine sürtmeye başladı. İkisi de sık sık derin soluk alıyorlar, kıpırdamamak için büyük bir güç harcıyorlardı. Fazıla, yatağın öbür ucunda yatan erkeğin bedeninden çıkan sıcaklığı hissediyor, elleri bu sıcaklığa dokunmak istiyordu. 0 anda, gerçekten tek isteği o etin sıcaklığına dokunmaktı, o sıcaklığa dokunduğu anda ferahlayacağını, rahatça uyuyabileceğini sanıyordu. Yatağın ortasına doğru yavaşça kaydı.
 
Mihail Bulgakov'un "Usta ile Margarita" sı

[FONT=Trebuchet MS]"Birdenbire, yandaki bankta bir adam şekillenir ve sohbete karışır. Düzgün bir Sovyet vatandaşı gibi görünmektedir, ancak geleceği okuma yeteneğine sahiptir ilginç yabancı. Örneğin, yazarlardan birine öleceğini söyler, yazar gerçekten çok kısa bir süre sonra ölür. İkinci yazar ise, gene yabancının önceden bildiği gibi delirir ve akıl hastanesine kapatılır. Yabancı dediğimiz kişi ise, sosyalist Sovyet toplumunu ziyarete gelmiş olan şeytanın ta kendisidir ve bu kez adı Woland'dır. Woland ve yanındaki yardımcıları, Moskova'da fantastik bir alt üst oluşa neden olurlar; tıkır tıkır işleyen pek çok mekanizma, Bulgakov'un keskin kara mizahıyla parçalanır, dağılır, bozulur. Bu sırada, akıl hastanesine yatırılmış olan yazar, orada bir 'Usta'yla karşılaşır; 'Usta', ona kendi yazdığı, Pontius Pilatus'la ilgili kitabı, ayrıca Margarita'ya olan aşkını anlatır, ki zaten aklını kaybetmesine neden olan da, kaleme aldığı romandır. Tabii şeytan da, Bulgakov'un müthiş canlandırma gücüyle kılıktan kılığa girmekte, romandaki her öyküye nüfuz etmektedir. "[/FONT]
 
Dün sahafta buldum aldım. Büyüklere kedi şiirleri :)

Bir ressam ile bir yazarın dostluğundan ortaya çıkmış bir kitap. Yalvaç Ural'ın kediler için yazdığı şiirlere Feridun Oral resimleriyle eşlik etmiş.

4kPV77.jpg
 
741337

[SIZE=3]
[/SIZE]
[SIZE=3]Bir Meczubun Rüyası[/SIZE]
[SIZE=3]Oktan Keleş[/SIZE]

Bir başkalık vardı Kız Kulesi'nde. Boğaz'da, yapılarda, camilerde, yollarda… Kulağımdan ruhuma hiç duymadığım musıkî nağmeleri simli ibrişimler gibi iniyor adeta bir sır dünyası tâ iliklerimde nakış nakış işleniyordu. Bu sesler nasıl da güzeldi… Göz alıcı, büyüleyici ve içten içe dağılan huzur dolu… Bir enteresanlık vardı bu seslerde, bu İstanbul'da. O kadar gezmiştim; ama bu kadar güzel hâlini hiç görmemiştim.

İlhami Abi hafif bir tebessümle:
- İşte şimdi anlamaya başladın. Artık sen de Rabbinle tanış, dedi.
- Nasıl? Dedim. Rabbimle nasıl tanışırım? Böyle bir tanışma mı var?
- Evet, dedi.
-Her kul ömrünün bir kısmında bir şekilde Yaradan'la tanışmak zorundadır.
Atıldım:
- Ama böyle bir şey ilk defa duyuyorum, dedim. Devam etti.

Zaten birçok insan bu yüzden hayattayken "Rableriyle Tanışmadan" bu dünyadan ayrılır. Onlar, Rabbin kullarına sunduğu tanışma teklifini ya reddederler; ya bilmezler, ya duymazlar. Bir şekilde bu tanışmadan, bu lütuftan, iltifattan mahrum kalırlar…
(Tanıtım Bülteninden)
 
Doğunun Limanları - Amin MAALOUF




Amin Maalouf, Osmanlı İmparatorluğu'nu, etnik çatışma ve çözülmeyi, Avrupa'yla Doğu'nun, dillerin ve dinlerin tanışma noktası Doğu Limanları'nı anlatıyor. İnce dokunmuş bir tarih örtüsüne işlenmiş kentler ve yaşamlar var bu satırlarda.
 
Semerkant - Amin MAALOUF


1072 yılında, Hayyam'ın Semerkant'ında başlayan ve 1912'de Atlantik'te bit(mey)en bir serüven... Bir elyazmasının yazılışının ve yüzlerce yıl sonra okunurken onun ve İran'ın tarihinin de okunuşunun öyküsü/tarihi...
 
Aldatmak - Ahmet ALTAN


Bankacı evli bir kadının kocasını aldatmasının psikolojik altyapısının anlatıldığı kitapta, analizleri pek yerinde bulmadım.Gerçekçilikten oldukça uzaktı.​
 
89da01db-31da-45b3-a818-c0c710bea232.jpg


Sağ gösterirken sol vurduğu kitap güzeldi ama... Beklediğimin tersi şeklinde gelişti olaylar..
 
Ahmet Ümit_ Bab_ı Esrar
Sultanı Öldürmek ve İstanbul hatırasına göre biraz sıkıcı buldum.
 
Olasılıksız - Adam FAWER

Kuantum Teorisini bilmeden bu kitabın felsefesini anlamak çok zor. Tanrı parçacığı, çift yarık deneyi, paralel evren... bunların teorik açıklamalarını bilmeden okuyan arkadaşlar için kitap sıkıcı macera romanına dönecektir.
 
Sarah jio - Son Kamelya
Bu okuduğum üçüncü ve en güzel kitabı bence :)
 
Fi - Azra KOHEN

Fi, deneyimin içinde kaybolmak yerine korkmadan deneyime sahip olmanın yolculuğudur. İçinde bolca bulunan manipülasyon, seks, aldatma ve aldanma hikâyeleri belki herkesin dikkatini çekebilir ama gerçeklerden yola çıkılarak ulaşılmak istenen yerde sadece farkındalık vardır.

Fi güzelliğin lanetlendiği, zekânın yağmalandığı, iyinin kurban edildiği ve kasaba kurnazlığıyla yönetilen bu gezegende, içine doğduğumuz bu kutsal hayatı kutlamak için yazılmıştır. Kendi potansiyelini keşfetme cesareti gösterebilmiş gerçek kişilere, çatlama cesareti gösterebilmiş tohumlara adanmıştır.
 
Çi - Azra KOHEN

Hayatı değil sistemi yaşadığımızı fark edenler, harakete geçmek için işaret bekleyenler, umursamayanlara karşı umursayanlar, hissedemeyenlere karşı hissedenler adına ve kendi tekamülünde kaybolmuşlar için yazılmış, dengeye adanmıştır. Hayat harekete geçen herkesi varması gereken yere götürür.
 
İzmir Büyücüleri' ni okuyorum, henüz bitmedi. 1800 lerin ortasında İzmir'de Rumların, Ermenilerin, Levantenlerin, Türklerin, mahalle kültürü içinde çok renkliliği, entrikaları, kıskançlıkları, dalavereleri konu alıyor. Kitapta büyü tarifleri var :rolleyes:

Yazar Mara Meimaridi 'nin Türk kompleksi olduğu çok bariz. Türk mahallelerinden bahsederken ve Türklerle ilgili kurduğu bütün cümlelerden anlaşılıyor bu. Aşağılama, hor görme tavrından hiç hoşlanmadım. Antropolog(muş) göya, bütün hazımsızlığını kusmuş.
Bu kitap Yunanistan'da bestseller, ülkesinde prim yapacak konuyu iyi seçmiş. Filmi de yapılmış, izlenme rekorları kırıyormuş.
Okuyun derim, fikir sahibi olmak adına...
 
[SIZE=2]Pi - Azra KOHEN


Serinin üçüncü ve son kitabı

Savaşların savaşılarak kazanılamayacağını, asıl zaferin ancak doğrudan ayrılmayınca kazanıldığını
Özge anlatsın sana,
Yaptığımız her şeyin evrende dönüp dolaşıp bize nasıl geri geldiğini
Can’dan dinle,
Analiz edebildiğimiz kadar güçlü, sadeliğimiz kadar güzel, gerçekliğimizdeki samimiyet kadar eşsiz olduğumuzu
Bilge’de gör,
Kendi değerini başkalarının gözünden biçenlerin acısını
Duru’yla anla,
Ve Deniz’in düşüncelerinde tanış geleceğin insanıyla… Gel benimle. Yolumuz uzun değil,
Nihayet sana gidiyoruz, bana… BİZ’e.[/SIZE]
 
Çemberin Dışındakiler - Craig SİLVEY


Geçirdiği kazadan sonra gözlerini karanlığa açan Eleanor’un zorluklarla dolu hayatı, bir gece duyduğu çello sesinin izini sürmesiyle değişir. Çelloya can veren, kendisi gibi kırgın bir gençtir.
 
Okuyorum hala daha Ramazan Kurtoğlu-Hollywood İşi
 
YILDIZ TOZU - PRİSCİLLE SİBLEY
Bir aşk kaç hayat eder? Zor bir soru, zor bir mücadele. İlk başlarda sıkıldığımı itiraf etmeliyim ama okudukça yanıldığımı anladım. İlk başlardaddoktorla, avukatlar canımı sıkmıştı ama 200.syfdan iitibaren olaylar daha hızlı ilerlemeye başladı. Matt bi beyin ccerrahıdır ve komşusu, ççocukluk arkadaşı, sevdiği tek kadın olan Elle ile hayatları hiç toz pembe değildir. Bi türlü çocuk sahibi olamazlar her defasında Elle bebeğini kaybeder. Son defa hamile kaldığında ise bi kaza geçirir ve bbitkisel hayata girer. "Elle böyle ölmek istemezdi" sözü sonlara doğru sıkmaya başlasa da ötenazi hakkındaki fikirlerimi değiştiren, annelik, ölüm, doğum ve inanılmaz bir ötenazi dersi veren bi kitap. Kafamı dağıtmak istediğiniz zamanlarda alıp okumanızı tavsiye ederim.
 
Hayalet Adam - Roger Hobbs
Baştan sona gizem dolu bir kitap. Öyle ki kitabı bitirdiğinizde dahi kahramanımızın gerçek ismini öğrenemiyorsunuz. Sırf bu yüzden bile devamı gelecek izlenimi uyandırıyor. Kahramanımız onlarca kanunsuz işe karışmasına rağmen hiç yakalanmamış. Parmak uçlarını yakan, sürekli kimlik değiştiren ve bir kaç kişi hariç hayatta olduğundan bile hiç kimsenin haberi olmayan, sadece macera için yaşayan bir hayalet adam. Akıcı üslubuyla daha ilk sayfalarda kendinizi hikaye kaptıracaksınız. Ve polisiye roman seviyorsanız , mutlaka okumalısınız bence.
 
[h=1][FONT=Georgia] Parfümün Dansı - [/FONT][FONT=Georgia]Tom Robbins[/FONT][/h][FONT=Arial]
Batı'dan Doğu'ya, oradan da Yeni Dünya'ya uzanan, ölümsüzlüğü kovalayan ve yüzyıllar süren bir yolculuktur bu. Batı, acı çekmeyi seven, mantığa, bireyciliğe ve üretime tapınanların diyarıdır. Doğu, aşka, boş zamana, münzeviliğe, bilinmezliğe hayatında yer veren insanların yaşadığı su ve parfüm diyarıdır. Yeni Dünya'da ise sadece 'başarı' ve hırs vardır. Yolculuğun en ilginç kişisi ise keçi ayaklı, zevk ve bereket tanrısı Pan'dır.[/FONT]
 
ZOR H[FONT=Trebuchet MS]ocam ben annemi hiç görmedim. Annelerin bir kokusu varmış. Çocuklar annelerine sarılınca o kokuyu duyarmış, öyle diyorlar. O nasıl bir koku hocam? Küçükken yuvaya gelen gönüllü annelere sarılırdım; parfüm kokusu dışında bir koku almazdım. Yoksa bu koku parfüm kokusu gibi bir koku mu?"[/FONT]

[FONT=Trebuchet MS]"Hocam, okulda anne babası olan çocuklar korktuklarında 'Anne!' diye bağırıyorlar. Ben korktuğumda 'anne' diyemiyorum, acaba neden?"[/FONT]

[FONT=Trebuchet MS]"Anneleri olan çocuklar, annelerine bir şey sorduğunda anneleri hep 'Efendim anneciğim,' diyor. O çocuk, o kadının annesi mi hocam?"[/FONT]

[FONT=Trebuchet MS]"Hocam, bazı gönüllü anneler yuvaya gelince ağlıyorlar. Biz ağlanacak bir şey yapmıyoruz ki."[/FONT]

[FONT=Trebuchet MS]"Ben ölürsem arkamdan kim ağlar hocam? Beni kimsesizler mezarlığına mı gömerler hocam?"[/FONT]

[FONT=Trebuchet MS]"Anneler çiçekleri neden çok sever hocam?"[/FONT]

[FONT=Trebuchet MS]"Hocam, benim annem beni doğururken ölmüş. Benim annem cennete gitmiş midir?"[/FONT]

[FONT=Trebuchet MS]"Anneler karşılık beklemeden severmiş. Yoksa onlar insanüstü varlıklar mı hocam?"[/FONT]

[FONT=Trebuchet MS]Acıtan soruların gerçek hikayeleri..[/FONT]
[FONT=Trebuchet MS](Tanıtım Bülteninden) ZOR [/FONT]ÇİÇEKLER HULİSİ ARMAĞAN YILDIRIM YETİŞTİRME YURDUNDA KALAN ÇOCUKLARIN HAYAT HİKAYELERİ
 
Üst Alt